İki Uğur'un maçı

05 Şubat 2009, Perşembe 04:30
- A +

Beşiktaş’ın kaleye yaptığı ilk vuruşta ‘sağbek’ Uğur Kavuk, stoper pozisyonunda yakalanıp Bobo’nun şutuna duvar olması gerekince önce canını korumayı düşünüp elini de açabilir, tam siper yere de yatabilirdi ama 6’da avantajlı pozisyonda topu İbrahim’e kaptırıp farkın ikiye taşınmasına sebep olunca, durumun acemilikten başka bir şey olduğu anlaşıldı.
Beşiktaş Holosko ve Bobo’nun defans arkasına yaptığı koşuları iyi paslarla destekledi ancak az adamla, en çabuk yoldan kaleye giden oyun biçimi, rakibe ileride basma imkanını da büyük ölçüde ortadan kaldırdığı için atak pekiştiremediler ve her defasında kendi sahalarına dönüp topu orada kapmak durumunda kaldılar.
Bobo’nun hücumcu olarak yaptığı katkıdan fazlasını orta sahada pasör olarak yaptığı söylenmeli. Bir yarıda defansı yıkan 6 pası, en iyi oyun kurucular bile nadiren üretir. Serdar Özkan’a 5, Holosko’ya da 1 nefis pas verdi. Uğur Kavuk, kavuğunu önüne alıp düşünür ama Serdar Özkan’ın aldığı her topta soldan kaleye kadar hiç kimseyle karşılaşmadan 30 metrelik keyifli bir formalite gibi defalarca gidebilmesinde, Üzülmez’in parlamasında Mehmet Özdilek de suçlu sayılmalı değil midir?
Beşiktaş’ın Uğur’u ise Ernst gibi şimdiden takımda sinerji yaratan ve aynı dili konuşan bir partner bulunca klasını yükseltip, mükemmel bir top oynadı.
Maçı da hakimiyeti de erkenden Beşiktaş’a bırakarak oynayan Antalyaspor, 2. yarının başlarında basit organizasyonlarla 1 metreden öyle iki pozisyon buldu ki, şimdi de ceza sahası içinde yerden ve havadan sürekli pozisyon hatası yapan ‘Zan-Zapo’ göbeğinde bir tadilat düşünülebilir...
Yusuf Türkiye’nin en klas futbolcusu...

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.