Hep aynı senaryo

18 Nisan 2010, Pazar 04:30
- A +

Geçen haftaki protestolardan sonra Galatasaray’ın daha motive olup oyunsal bir sıçrama göstermesi beklenirdi. Ancak yine taraftarı doyurmayan, temposuz ve oldukça dağınık bir futbol oynadılar. Keita topla buluşunca hücumda hareketlenme oluyordu ancak Manisa ilk olarak Keita’ya atılan topları sonra da Keita’nın topu atacağı tek adam olan Baros’u doğru hamlelerle uzun süre önledi. Galatasaray’da oyunun gelişmesinin bazı oyuncuların kendine göstermelerine bağlı olmasının tek anlamı var: Galatasaray’da ikililer ve kendi kendine oynayan futbolcular var. Maçın büyük bölümünde takım futbolu oynanmıyor.

İkinci olarak Sarı-Kırmızılılar’da hücum, genelde yeterince çalışılmamış organizasyonlarla şekillenmiyor. Çözümü yetenekli futbolcuların yaratıcılıklarına teslim etmiş durumdalar. Manisaspor ilk bölümde sağ kanadı gayet iyi çalıştırdı. Güvenin bir vuruşu ve yan topu ile iki de pozisyon buldular. Ancak çok sayıda pası arka arkaya kaptırınca ilk golü atıp oyunun kontrolünü ele geçirme şansını yitirdiler. Sorun, Manisa’nın en büyük futbolcusu Isaac, Galatasaray stoperlerine toz yutturacak kapasitedeki Isaac defans arkasına maç boyu tek koşu yaptı, onu da yardımcının bayrağı önledi. Galatasaray’da bir-iki golden sonra tatmin olup oynamadan skoru koruma kötü bir özellik haline geliyor. Manisa bu riskli özelliği cezalandıracak hamleler de yaptı ama gene 1 golü az attılar. Hakem 3’lüsü büyüklerle, Manisalılar arasında çok görülen kötü yönetim standardını son derece yanlı kararlarla sürdürdü.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.