MENÜ

Pes etmek yok!

24 Haziran 2013, Pazartesi 12:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 22:19
- A +

UEFA’nın beklenmedik şekilde Fenerbahçe ile ilgili dosyayı disiplin kuruluna göndermesi kulübün yeni sezona ilişkin çalışmalarında gecikmeler yarattı. Başkan Aziz Yıldırım ve yöneticiler transferlerin bitirilmesi konusunda yoğun çaba sarf ediyorlardı. Hatta aynı durum teknik direktör arayışları için de geçerliydi. Her ne kadar bazı isimlere imza attırılmış olsa da, hedeflenen çalışma takvimi ile yapılanlar ister istemez uygunluk göstermedi. Şimdi gözler UEFA’nın kararında olacak. Hatta belki de siz bu satırları okurken karar açıklanmış bile olacak. Kulüp hem A planına hem de B planına sahip. Fakat bir gerçek var ki başkan Aziz Yıldırım sonuna kadar gitme konusunda çok kararlı. Olumsuz bir karar çıkması halinde ise her türlü yargı yoluna başvuracak. Bu uzun yol sırasıyla şöyle: Önce UEFA’da tahkime itiraz edilecek. Buradan istediği sonuç çıkmaz ise tekrar CAS’a başvurulacak ve hak arama mücadelesinde hiçbir ayak eksik bırakılmayacak. Olmadı mı? O zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidilecek! Aynı anda İsviçre Yerel Mahkemeleri’nde de hak arama savaşı başlatılacak. Disiplin komitesi karşısında da bu net bir şekilde ifade edildi. Başkan Aziz Yıldırım çok kararlı. Zaten pes etmesini beklemek sürpriz olur.

‘O penaltı bizde olmaz!’

Fenerbahçe, izleyeceği yol haritasını, UEFA yetkililerine de açık bir şekilde anlattı. Yapılan savunmada, “Biz masumuz ve hiçbir şey yapmadık. Şu maç görüntülerini bir izleyin bakalım. İncelemeye bile gerek görmediğini Belhanda’nın penaltısı gibi bir pozisyonu bizim maçlarımızda göremezsiniz. UEFA ciddi bir kurum ve aldığınız karar da ciddi olmalı. Fenerbahçe, dünya çapında taraftarları olan bir kulüp ve buradan çıkacak sonuç tüm bu milyonların vicdanına hitap edecek. Hakkımızı aramak için sonuna kadar mücadele edeceğimizden şüpheniz olmasın” ifadeleri bu durum net bir şekilde ortaya konuldu.

Olumsuz karar çıkarsa...


Öte yandan çıkacak karara göre arka planda bekleyenler var. Olumsuz bir karar halinde hem kulüp içerisinde muhalafet hareketlenecek, hem de Trabzonspor başta olmak üzere kulüp dışı etkenler de Fenerbahçe’yi uzun bir mücadelenin içine çekecek. Kulübün en önemli iki kozundan birisi Yıldırım’ın yukarıda bahsettiğim kararlılığı. Diğeri ise; 3 Temmuz sürecinden bu yana tek vücut olmayı başarabilmiş, ağızlarına ‘yeni Türkiye düzeni’ lafını dolayarak sözde demokrat ama özde ‘bizden değilsen ötekisin’cilerin, futbol topu görse bomba diye karakola götürecek. Sözde spor yorumcusu ama özde sistem virüslerinin karalamalarına aldırış etmeden, kulübünün arkasında duran taraftarlarıdır. Ayrıca, “Eğer Fenerbahçe Avrupa’dan men edilirse başkan bu kez artık direnemez” diyenler ve bu tabloya göre hesap kitap yapan, geleceğe yatırım yapan, kulüp üzerinde strateji oluşturan muhalefet, anlaşılan o ki istediği tabloyu o kadar kolay bulamayacak.

Can Gebetaş

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...