Rus duvarı

12 Eylül 2013, Perşembe 20:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 22:18
- A +

Eskiden uzun oyuncular aynı zamanda yavaştı ve tavana kadar dikilen toplarla oynardı. Son dönemde oyunları biraz da çabuklaştı ve defansları da devreye girince daha modern voleybol oynayan bir takım oldular. Bu ekolün şu ana kadar Avrupa ™ampiyonası’nda sonuncusu 2001’de olmak üzere 17 altın madalyası var ve aynı zamanda son Dünya Şampiyonu ve Olimpiyat Oyunları tarihindeki başarıları da keza parmak ısırtıyor.

2011’deki şampiyonada Rusya ile yine çeyrek finalde karşılaşmıştık ve 3-0 ile geçerek yarı finale yükselmiştik. Ardından İtalya’yı da devirerek bronz madalyayı boynumuza takmıştık.

Avrupa’da ilk madalyamızda 2003’de gelmişti. Polonya’ya yenilince rengi gümüş olmuştu. O gümüş madalya herkese voleybol sevgisi ve ilgisi aşılamıştı. Günümüze, şampiyonaya dönersek; Rusya; Belarus- Hırvatistan ve Azerbaycan grubunu lider kapattı ve 2 gün dinlenmeye çekilip bu maçı bekledi. Türkiye; Hollanda-İspanya galibiyetlerinin ardından Almanya’ya yenilince Belarus ile Play-Off oynadı ve çeyrek final aşamasına geldi.

Maça iyi başladık. Üst üste aldığımız sayılar maçta sadece bedenen değil, ruhen de sahada olduğumuzun kanıtıydı.

İlk teknik molanın ardından Rusya kaptanı ve pasörü Pankova’nın ve ardından Kosheleva’nın servis turlarında ise hücumda top geçmekte zorlandık. 7 blokla set kurdular. Tek ayakta kalan smaçörümüz Neslihan oldu. Rus ataklarına karşı da blok kurmakta zorlanınca sayı avantajı ve set rakibe geçti. İkinci set başa baş bir mücadeleyle başladı.

Neslihan, Ruslara karşı sert smaçlarla karşılık vermek yerine kedi-fare oyunu oynamaya başladığı zaman daha etkili olduk. Plaseler, boşluklara gönderilen toplar nefes aldırdı bize ama karşımızdaki yüksek bloklar bu kez direkt olarak 8 sayı çıkardılar. Set sonunda Gözde’nin yaptığı manşet ve smaç hatası ise maalesef akılda kaldı.

Son şansımız olan sette ise 6-7 sayılık avantaj yakaladık başında... Orta oyuncuları devreden çıkardığımız anda sıkıştık köşelerden ve ikinci teknik molada yakalandık. Bu dakikadan sonra dikkat, en önemlisiydi. Basit hatadan kaçınmak ve topu oyunda tutmak... Ancak Rus hücumları sanki önlerinde hiç blok yokmuşçasına rahattı. Özellikle Kosheleva, Rusların sayı makinesi oldu. Serviste de dengeyi bozamayınca ritimden iyice düştük ve maçı da 3-0 kaybederek Avrupa Şampiyonası’na veda ettik.

Emeklere, yüreklere sağlık. Bu maçla birlikte de Filenin Sultanları için uzun ve zorlu milli takım süreci tamamlanmış oldu.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...