Hüseyin Eroğlu tam isabet olur

23 Mart 2020, Pazartesi 06:58 Son Güncelleme: 23 Mart 2020, Pazartesi 10:01
- A +

Fenerbahçe U21 takımı, Türkiye Şampiyonu oldu. Benim gibi Merih Demiral, Yiğithan Güveli ve Ramazan Civelek de o takımın oyuncularıydı. Şampiyon olmuştuk, ama A Takım ile ilgili bize gelen bir yönetici ya da hoca görmedim. Sadece bizler ihtiyaç duyulan anlarda gidiyor ve A Takım’ın maç eksiğini kapatmasını sağlıyorduk. 9 yaşımda kapısından girdiğim Fenerbahçe’den 19 yaşımda ayrıldım. Daha ileriye gidemezdim. Çünkü Fenerbahçe’de U21’den A Takım’a geçmek mümkün değildi...” İstanbulspor’da forma giyen Duhan Aksu ile geçen yıl yaptığım röportajdan kısa bir alıntı bu... Lille Sportif Direktörü Luis Campos’un, “O sol ayaklı çocuğu istiyorum” diyerek ön protokol imzaladığı, ancak bonservis konusundaki anlaşmazlık nedeniyle Türkiye’de kalan Duhan Aksu... Çocuk yaşta girdiği Fenerbahçe’den profesyonel olmaya hazırlandığı günlerde ayrılan, sadece yarım sezonluk performansıyla Lille’in radarına giren Duhan Aksu...

Fener altyapısına yeteneksiz çocuk girer mi?

Mahalle aralarındaki amatör spor kulüpleri bile kadrolarını seçmeler sonucu kuruyor. Genç yaş gruplarındaki takımlarda forma giyecek çocuklar, birkaç seçmenin ardından takıma dahil ediliyor. Amatör kulüpler dahi böylesine seçici olurken; Fenerbahçe Altyapısı’na yeteneksiz çocuk alınır mı sizce? Elbette alınmaz... Zaten sorun da çocukların yeteneği ya da disiplini değil bence... Sorun, SİSTEM... 10 yılını veriyor çocuk Fenerbahçe’ye... 10 koca yıl boyunca idmanlara katılıyor, maçlara çıkıyor... Okul-ev Dereağzı arasında mekik dokuyor. Ve en büyük hayaline, Fenerbahçe A Takımı’na girmeyi düşündüğü güne bir kaç saat kala, “Hadi güle güle” diyorlar. Dereağzı ile Şükrü Saracoğlu Stadı’nın arası en fazla 500 metre... Fakat bu bakış açısı ile Dünya’nın öbür ucundan daha uzakta...

Avrupa peşinde ama Fenerbahçe'de dakikası yok!

Merih Demiral böyle kaçtı Fenerbahçe’den.. Duhan Aksu, Yiğithan Güveli, Ramazan Civelek, Hakan Çinemre gittiler... Beykan Şimşek’i hatırlıyor musunuz? Adem Büyük ne ise bana göre aynısıydı, ama nerede şimdi? Peki ya Recep Niyaz? Yerli Maradona değil miydi Recep? Ve gerçekten de inanılmaz yetenekli değil miydi? Neden kalmadı Fenerbahçe’de? Neden uçup gitti yuvadan? Şimdi Yusuf Mert Tunç var, Portekiz İkinci Ligi’ne gönderilen... Neden?! Ömer Faruk Beyaz’ın 1 dakikası yok Fenerbahçe A Takımı’nda, ama Avrupa’nın devleri peşinde... Nereden mi biliyorlar O’nu? Türkiye 17 Yaşaltı Milli Takımı’ndan! Mahsun Çapkan, Muhammet Gümüşkaya, Abdül Cebrail, Melih Bostan, Oğuz Kağan Güçtekin, Okan Turp var... Bu çocukların hepsi Fenerbahçe’de büyüdüler ve fırsat bekliyorlar sadece...

Doğru yetkilendirme, doğru yapılanma ve doğru kadro...

Şimdi Hüseyin Eroğlu ismi anılıyor Fenerbahçe ile birlikte... Ukâla bir kesim elbette dudak büküyordur yine! (Kendisiyle bırakın yüzyüze konuşmayı, henüz telefonda bir kez bile görüşmedim. Bu da benim ayıbım olarak kalsın köşede...) Fakat kişisel fikrim şu: Doğru yapılanma, doğru yetkilendirme ve doğru bir çalışma programı ile Fenerbahçe’nin ilacı olabilir Hüseyin Eroğlu... Çünkü Fenerbahçe Altyapısı neyi yapamıyorsa, Hüseyin Eroğlu onu yapabiliyor! Daha ne olsun... Fenerbahçe yetiştirdiği çocukları bir türlü A Takımı’na kazandıramıyor... Hüseyin Eroğlu ise bebek yaşta aldığı çocukları büyütüyor ve sırasıyla Türkiye Süper Ligi’ne, oradan da Avrupa’ya gitmelerini sağlıyor. Bu arada bir yandan ‘yetiştirirken’ diğer taraftan ‘yarıştırabiliyor’... Bu da önemli bir meziyet elbette. 15 yaşındaki Burak İnce, Birinci Lig’de gol atan en genç futbolcu oldu. 16 yaşındaki Ravil Tagir için, “Çağlar Söyüncü’yü geçecek” diyorlar. Bu iki genci de oynatıyor Hüseyin hoca...

İşte öğrencileri: Cengiz Ünder, Çağlar, Berke, Barış, Erce...

Altınordu’da başardığı işleri bütün Türkiye biliyor zaten. Fakat bir kez de buradan hatırlatalım bir kısmını... İki yıl önce Fenerbahçe’nin aldığı ve tıpkı Altyapı oyuncularına yaptığı gibi değerlendiremediği iki ismi hatırlayın: Berke Özer ve Barış Alıcı... Roma’daki Cengiz Ünder, Leicester City’deki Çağlar Söyüncü, Trabzonspor’daki Erce Kardeşler, Abdulkadir Parmak, Sivasspor’daki Erdoğan Yeşilyurt ve daha niceleri... Hepsi, Hüseyin Eroğlu’nun eğitiminden geçmiş çocuklarımız ve geldikleri nokta belli... Fizik güçleri mükemmel, özgüvenleri zirvede ve iyi futbolcu oldukları kadar iyi ve kültürlü çocuklar. Fenerbahçe, Hüseyin Eroğlu ile anlaşma imzalayacaksa, bunları istemeli ondan... Yeni Merihleri, yeni Cengizleri istemeli... A Takım’ın şampiyonluğu elbette çok önemli Fenerbahçe için... Milyon Eurolar harcar ve bir şekilde A Takımı’nı şampiyon yaparsınız. Ancak Finansal Fair Play, duruyor tam karşınızda... Borçlarınız dağ gibi, faize zor yetişiyorsunuz. Maddi tablo böyleyken... Hüseyin Eroğlu gibi idealist, çalışkan ve kendini ispatlamış bir teknik adama doğru yetkilendirme, doğru çalışma takvimi ve doğru ekibi kurma fırsatı verirseniz, bir yandan milyon Eurolar kazanır, diğer taraftan Fenerbahçe A Takımı’nı şampiyon yapacak çocukları yetiştirirsiniz. Tercih sizin?!

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...