MENÜ

Hücum değil savunma

26 Aralık 2020, Cumartesi 06:58 Son Güncelleme: 26 Aralık 2020, Cumartesi 06:58
- A +

Kalede Altay ile Harun... Stoperde Tisserand, Lemos, Serdar Aziz, Sadık... Sağ bekinde Gökhan Gönül, Sangare... Sol bekinde Caner Erkin, Filip Novak... Onların önünde, Türkiye'nin belki de en iyi ön liberolarından biri var; Gustavo... 

Kalede Muslera yok, Okan ile Fatih var, onlar da birçok sıkıntı yaşadı. Stoperleri Luyindama ile Marcao. İkisi de sakatlıklar nedeniyle bir var bir yok... Sağ beki Omar, Kovid oldu, bir süre yoktu. Sol beki Saracchi, uzun süre sakatlık sorunuyla boğuştu. Emre Taşdemir hastalığı nedeniyle oynayamıyor. Linnes bir hafta sağ bir hafta solda. Şener'i hocası düşünmüyor bile. Büyük umutlarla alınan Etebo, büyük hayal kırıklığı. Savunmanın önünde, sezonun en iyi çıkış yapan ismi var; Taylan...

Hâl böyleyken...

İlk bakışta alternatif isimlerle bile savunmasını kurgulasa garipsenmeyecek Fenerbahçe, geride kalan 14 haftada tam 20 gol yemiş. Maç başı 1.4 gol eder bu... Dolayısıyla Fenerbahçe'nin bir maçı kazanması için, mutlaka 2 gol atması gerekiyor. Küme düşme hattındaki Kayserispor (16), Ankaragücü ve Gençlerbirliği'nin (21) performansı kadar iyi Fenerbahçe savunması...

Defansının her bölgesinde bir değil, bir çok sorun yaşayan Galatasaray ise 13 maçta, 10 kez geçit vermiş rakiplerine. Maç başı 0.7 gol eder bu... Normali de budur zaten bir büyük takım için.. Ve Galatasaray'ı, sadece 9 gol yiyen Alanya'nın hemen arkasında ikinci sırada tutan istatistik de budur aslında. 

Çoğu yorumcu, Fenerbahçe'nin hücumsal anlamda çok planı olmadığını söylüyor. Ancak Fenerbahçe'nin attığı gol sayısı 27 ve şu an ligin en çok gol atan takımı onlar.

Meşhur sözdür; "İstatistikler mini etek gibidir, her şeyi gösterir, ama en merak ettiğiniz şeyi göstermez."

Bu istatistik, kanımca çok şeyi gösteriyor: Fenerbahçe'nin savunma anlamında çok planı yok ve Erol Bulut'un çözmesi gereken ilk konu hücum değil, savunma...

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...