Eski günler

18 Mart 2020, Çarşamba 06:58 Son Güncelleme: 17 Mart 2020, Salı 22:51
- A +

Adı Vita’ydı... Çocukluğumun vazgeçilmez margarini! Büyük teneke kutu içinde satılırdı, zannedersem 5 kiloydu. Okuldan gelirken önlüğümü yolda çıkartır, evin kapısından içeri girmeden çantamı bırakırdım. Annem bir görevmiş gibi, fırından alınan sıcak ekmeğin içine kalın tabakalar halinde Vita’yı bırakır, yaptığı salçayı da üzerine sürer ve bana uzatırdı.

Sonra yeniden okulun bahçesine dönerdim. Bitmeyen maçlarımız olurdu, bir de bıkıp usanmadan ettiğimiz kavgalar!

Cep telefonu falan yoktu fakat, müezzinin okuduğu akşam ezanı, annemin eve dönmem için çektiği kısa mesajdı! ★ Ali Rıza bakkala giderdik, açılmış bir tahta kasa içinden paramız yettiği sayıda gofret alırdık. Kör Metin amcaya giderdik, “Babam parasını verecek” diyerek dondurmamızı alırdık. Kaçını ödedi babam, halen bilmem! Ama Metin amca bir kez bile dondurmasız göndermedi bizi.

Bir de Bakkal Gebeş amcamız vardı... Kalbi de göbeği kadar büyük adam! Ne zaman onun bakkalına gitsem, müşterilerine para almadan bir şeyler verdiğini görürdüm. Sonradan öğrendim, veresiye defteri denilen şeyi!

Bir de öğretmen babamın James Bond çantayla eve getirdiği paralar vardı sahi! O zamanlar ilçedeki bütün öğretmenlerin bankamatiği babamdı! Gece kuruşu kuruşuna zarflar, ertesi gün öğretmen arkadaşlarına tek tek elden teslim ederdi.

Teldolaplarda saklardık kışlıklarımızı... Çamaşır makinesinin merdanesinden çıkan ve dümdüz olan kazaklarımızı izlemek ne büyük zevkti! Denemiştim, kolum dümdüz çıkmamıştı o merdaneden!

Amcalar teyzeler çocukları sevmekten korkmazdı! Sapıklık nedir, bilmezdik.

Eceliyle ölürdü insanlar, kanseri hiç duymamıştık. Metin Oktay jübilesinde Fenerbahçe forması giyerdi, Can Bartu Galatasaray formasını... Rakiplerdi, düşman değil! Onlara özenirdik, mahalle maçlarında Fenerbahçeliler Metin, Galatasaraylılar Can olurdu hep.

Dün kanser vardı, bugün koronavirüs... Yarın eminim ki bir başka kötülük gelecek başımıza... Hepsinin tek nedeni biziz aslında; insanlar... Plastiğe giren margarinler, yıllarca bozulmadan kalabilen yiyecekler, radyasyon yayan cep telefonları, vücudumuzu delip geçen internet ağları vesaire...

Ne yapıyorsak, karşılığını yaşıyoruz...

Biz o eski günlerdeki gibi yaşamadığımız sürece, hayattaki hiç bir tat eski lezzetinde olmayacak.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...