MENÜ

2018’e girerken

27 Aralık 2017, Çarşamba 06:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 19:21
- A +
Şehrin gürültüsünden uzaklara kaçmıştı. Doğayla başbaşa bir hayatın, yaratıcılığına katkı sağlayacağını düşünüyordu.
Haklı da çıktı. Köyde yaptığı olağanüstü resimler, tablolar; kariyerine büyük katkı sağlıyor, bu arada çok büyük fiyatlara da satılıyordu.
Ressamın kazandığı parayı öğrenen fakir bir köylü; bir gün kapısını çaldı:
- “Yırtık pırtık giyiniyorsun ama duydum ki durumun çok iyiymiş. Neden kimseye yardım etmiyorsun. Bak, fırıncı her gün fakirlere ekmek dağıtıyor. Kasap her gün olmasa bile, ara sıra et veriyor bizlere. Fakat senin kimseye beş kuruş katkın yok!”
Gülümsedi ressam; “Haklısın” der gibi kafasını salladı, ama konuşmadı.
Bu durum, köylüyü iyiden iyiye çılgına çevirmişti.
Artık sadece kendi düşündükleriyle yetinmiyor; köy odasında ihtiyarlara, köy okulunda çocuklara, hatta çeşme başında kadınlara ressamı kötülüyordu. ‘Kara propaganda’ az da olsa hedefe ulaşmıştı. Köyde, ressama iyi gözle bakmayan çok ciddi bir kitle oluşmuştu.
Tam da bu sırada birdenbire fenelaştı ressam... Hastane desen yok, doktor desen yok, hemşire desen yok...
Yapayalnız son nefesini verdi ressam.. Ve köy mezarlığının yanındaki boşluğa gömüldü.
Ressam öldü, köyde değişimler başladı; Mesela fırıncı ekmek dağıtmıyordu artık... Kasap da et vermiyordu fakir-fukaraya... ‘İhtiyar Heyeti’ gitti ve sordu kasap ile fırıncıya; “Neden kestiniz yardımlarınızı?”
İkisi de aynı cevabı t: “Merhum ressam, her ay başı bize gelir ve hatırı sayılır bir para verirdi. Biz de bu para karşılığında fakirlere ekmek ve et dağıtırdık. Fakat o öldü gitti ve bizim de kendi başımıza böyle destek verecek bir gücümüz yok.”

Ön yargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan zordur; derler ya...
Kesinlikle doğru...
Fakir fukaraya yardım eden, fakat bunun bilinmesini asla istemeyen bir ‘Ressam’ olmak elinizde...
O ressamın sırrını, öldükten sonra bile sorulmadıkça söylemeyen ‘fırıncı-kasap’ olmak da...
Sadece dış görünüşüne bakarak insanları yargılayan o ‘fakir köylü’ olmak da sizin elinizde...

Bu hikayenin size vereceği ilhamla bakın bir kez daha etrafınıza...
Ne kadar çok insanın hakkını yediniz belki de...
Ya da ne kadar çok değer vermişsinizdir beş para etmez birine...

Kimbilir?

(NOT: 2018 zamların maaşlarımıza yapıldığı (!), yüzlerimizin hep güldüğü, mutluluk komasına gireceğimiz günler getirsin hepimize... Saygı ve seygilerimle...)

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...