Nerede kalmıştık!

22 Mayıs 2018, Salı 06:00
- A +
Galatasaray’ın 21. şampiyonluk hikayesinin ilk bölümünde; sezon başında yaşanan Östersunds faciası, Fatih Terim’i Türk Milli Takımı’ndan koparan kavga, birbirinden flaş transferler ve ligin ilk 8 haftasındaki müthiş başlangıcı anlatmıştık. Artık Tudor’un önünde, ‘büyük maçlarda’ verilecek çok önemli bir sınav vardı. İşte sezonun gidişatını değiştiren 2. bölüm...

Büyük maç kâbusu ve erken seçim

Igor Tudor’dan ilk sürpriz

Tarih 22 Ekim 2017... Galatasaray, 8 haftada 8 puan fark attığı Fenerbahçe’yi ağırlıyordu. Aslan kazanırsa, büyük ihtimalle ezeli rakibini yarış dışına itecekti. Ancak Tudor derbide ilk sürprizini yaptı, sahaya üçlü savunma çıkardı (Maicon, Serdar, Denayer). Her ne kadar Serdar maçın başında sakatlanıp çıksa da, denge bozulmuştu bir kere. 73’te Belhanda’nın gereksiz yere kendini oyundan attırması da işin tuzu biberi oldu. Yine de derbi golsüz bitti, kağıt üstünde büyük bir kayıp değildi. Ancak ilk büyük sınav başarısız geçmişti...

Kâbus günlerinin başlangıcı

10. haftadaki Trabzon deplasmanı, Tudor adına kâbus günlerinin başlangıcı olacaktı. Galatasaray sezonun en kötü futbolunu oynamış, Rodrigues girip golünü atana kadar şut bile çekememişti. Feghouli ve Ndiaye’nin gördüğü kırmızı kartlar ise sonraki haftaları etkileyecekti. İstanbul’a 2-1’lik yenilgiyle dönen Aslan, bir büyük maçı daha boş geçerken, Başakşehir’le puan farkı 3’e gerilemişti.

5-1’lik Başakşehir hezimeti

Aradaki 5-1’lik Gençlerbirliği galibiyeti Aslan’a nefes aldırmış, gözler 12. haftadaki Başakşehir deplasmanına çevrilmişti. 18 Kasım’daki maçta Tudor bir sürprize daha imza atmış, Galatasaray sahaya kanatsız çıkmıştı. İleride Gomis ve Eren, arkasında Belhanda, merkezde Ndiaye, Fernando ve Tolga vardı. Bu sürpriz değişiklik de büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı; Adebayor’u durduramayan Galatasaray, 5-1’lik hezimete uğradı. Tudor, bir büyük sınavdan daha eli boş ayrılmış, Başakşehir Cim Bom’un ensesine yapışırken, rakiplerle puan farkı azalmıştı

Muslera o topu kaçırınca...

Bir sonraki hafta Alanya galibiyetiyle yine yaralar sarıldı. Ancak 14. haftada Beşiktaş’la deplasmanda oynanacak derbi, belki de ligin kaderini belirleyecekti. 2 Aralık’taki mücadelede bu kez sürpriz yoktu. Tudor, ideal 11’iyle sahadaydı. İlk yarı fena geçmemişti. Ancak kader yine ağlarını örüyordu. Muslera kariyeri boyunca yapmadığı hatayı yaptı, topu elinden kaçırdı, Cenk’in golüyle beraber Aslan dağıldı. Beşiktaş derbiyi 3-0 kazanırken, Galatasaray zirveyi Başakşehir’e kaptırıyor, Tudor son büyük maçını kaybettiğini henüz bilmiyordu... Sarı-Kırmızılı taraftarlar, 4 Aralık gecesi Fatih Terim’in evine giderek, hocayı göreve çağırıyordu.

Tribünlerde Terim maskeleri!

15. haftadaki Akhisar maçı da sıkıntılı başladı. Taraftarların tribüne Fatih Terim maskeleriyle gelmesi, adeta beklenen sonun yaklaştığını işaret ediyordu. Evinde 2-0 geriye düşen Galatasaray, 10 kişi kalan rakibine karşı skoru çevirmeye çalışıyordu. Goller 2. yarıda geldi, tabela tam 2-2 olmuşken Gomis’in kırmızı kartla sahayı terk etti. Tudor buna rağmen Linnes’i çıkarıp Eren’i oyuna alarak galibiyeti ne kadar çok istediğini gösterdi, bu değişiklikle aynı dakikada Belhanda’nın golü geldi. Feghouli 90’da maçı 4-2’ye getirirken, Başakşehir’in sürpriz Sivas yenilgisi, Galatasaray’ı tekrar zirveye taşıyordu.

Ve Tudor’un ipini çeken maç

17 Aralık 2017... Her şeyi değiştiren maç... Galatasaray, 16. haftada ligin orta sıra takımlarından Yeni Malatya deplasmanına çıkıyordu. Tudor’un o güne özel bir sürprizi daha vardı. Savunmada Ahmet, Maicon, Denayer oynuyor, sağ bekte Yasin, sol bekte Linnes görev yapıyordu. Feghouli, Gomis’in yanında 2. forvet, merkez ise Belhanda, Ndiaye ve Fernando’ya emanetti. Bu değişiklik de meyvesini vermedi. Ev sahibinin ilk yarıdaki 2 golü, dengeleri değiştirdi. Maçı 2-1 kaybeden Cim Bom, bir deplasmandan daha mağlup ayrılırken, değişim artık kaçınılmaz olmuştu. Ancak o gece de dahil olmak üzere hiç kimse, böylesine radikal bir hamle beklemiyordu...

Hocanın o sözleri çıldırttı

“Rakip 2 gol attı, biz 1 gol attık. Mağlubiyet bu yüzden geldi. 2 tane popüler şey var Türkiye’de. Birincisi ‘Tudor istifa’, ikincisi ‘Bu sistem’... Böyle olunca herkes mutlu oluyor. Türkiye’de benim anlamadığım bir bakış açısı var. Kazanıldığı zaman oyuncular sayesinde oluyor ama kaybedilince hoca hedef gösteriliyor. Alışık olmadığım bir durum...” Maçtan sonra bunları söylüyordu Tudor. Adeta kendi sonunu hazırlıyordu. İstanbul’a döndüğünde taraftarlar Hırvat hocayı, “İstifa” sesleriyle karşılıyor, “Fatih Terim” tezahüratları yükseliyordu.

Gündeme bomba gibi düşen haber

18 Aralık 2017... Malatya yenilgisinden 1 gün sonra... Galatasaray Yönetimi, Igor Tudor’un görevine son verildiğini açıklıyor, haber spor kamuoyunda bomba etkisi yaratıyordu. Üstelik Özbek yönetimi, erken seçim kararı alıyor, 20 Ocak’ta kongreye gidileceğini duyuruyordu. Değişim kaçınılmazdı, ama bu kadarını kimse tahmin etmemişti.

Herkesin aklında aynı isim

Artık yeni teknik adam için papatya falları açılıyordu. Dünyaca ünlü birçok yabancı hocanın adı Galatasaray’la anılıyordu. Oysa ki, Galatasaray taraftarının aklında tek bir isim vardı. Sonradan anlaşıldı ki, aslında Özbek’in aklında da tek bir ihtimal vardı, hatta kongre kararı bile onu istemeyenleri elemek için alınmıştı: Fatih Terim...

O gece yer yerinden oynadı

Ve 21 Aralık 2017... Saat 23.00... Türk futbol tarihinin en başarılı teknik direktörü, bir sosyal medya uygulaması olan Twitter’dan iki kelimelik bir mesaj yayınlıyor, Türkiye’de 2017’nin en fazla etkileşim alan tweet’ine imza atıyordu: Nerede kalmıştık... Fatih Terim böylece, Galatasaray’da 4. dönemine başladığını ilan ediyor, Sarı- Kırmızılı camiada yer yerinden oynuyordu. Ve 22 Aralık’ta Fatih Terim, kendisini tekrar Sarı-Kırmızılı renklere bağlayan sözleşmeyi imzalıyordu.

Kader yine ağlarını örüyor

Tudor ‘büyük maç’ kabusunu atlatamayarak gönderilmiş, Özbek’in ‘üst akıl’ diye istediği Lucescu, Yıldırım Demirerön’le anlaşarak Türk Milli Takımı’nın hocası olmuş, ‘kebapçıyla’ kavga eden Terim, TFF ile yollarını ayırıp Galatasaray’ın başına geçmişti. Kader bir kez daha ağlarını örmüş, Galatasaray taraftarının bir hayali daha gerçek olmuştu. 3. sıradaki Galatasaray, Başakşehir’in 1 puan, Fenerbahçe’nin de averajla arkasındaydı. Ve 24 Aralık’ta Göztepe maçı vardı...

YARIN: BÖLÜM 3, FİNAL: KONSANTRASYON GÜNLERİ... BÜYÜK MAÇ VE DEPLASMAN SENDROMU AŞILIYOR... HİKAYE MUTLU SONLA BİTİYOR

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...