Madalyonun iki yüzü!

01 Kasım 2018, Perşembe 01:39
- A +

Sakatlık konusunu bir kenara bırakırsak, Galatasaray’ın mevcut form grafiğini analiz etmek için, sezonun şu ana kadarki kısmını tam ortadan ikiye bölmek yeterli. Bu sezon 14 resmi maça çıktı Galatasaray. İlk 7 maçlık dilimde 18 gol attı, 7 gol yedi. Son 7 maçlık dilimde ise sadece 3 gol atarken, yine 7 gol yedi. İlk bölümde 5 galibiyet 1 yenilgi, ikinci bölümde 2 galibiyet 3 yenilgi var. Peki aradaki farkı belirleyen neydi? Aslında bu sorunun cevabı, yaz aylarına kadar dayanıyor...

Düşüş Eren'le başladı

Gomis geçen sezon ligde 29 gol attığında, birçok pozisyonu tamamen bireysel gücü ve sezgileriyle sonuçlandırmıştı. Tüm sezonu yedek kulübesinde geçiren Eren, yaz transfer döneminde forvet takviyesi yapılamayınca, bir anda takımın vazgeçilmezi haline geldi. 11 maçta attığı 6 gole bakıldığında, işini kötü yaptığı söylenemez. Bugünkü kalitesiyle daha fazlasını beklemek de mantıksız olurdu. Ancak bugünkü düşüş de, tam olarak Eren’in düşüşüyle birlikte başladı.

Sistemin ihtiyacı var

Bu iniş çıkışlar sadece Eren’in golcülük kalitesiyle ilgili değil. Fatih hocanın oyun sistemi, bir şekilde önde duvar olacak, hava toplarını indirip set kuracak veya kenarlardan gelen ortalara cevap verecek fizikli bir santrfora ihtiyaç duyuyor. Donk’un Antalya’da attığı gol tesadüf değildi. Aynı Donk, Malatya’da da ileriye geçtikten sonra çok iyi toplar indirdi, gol fırsatları yarattı.

Rodrigues & Onyekuru kozu

Soldaki Rodrigues’in karşısında Şener ya da İsla olacak. Galatasaray’ın en çok kullandığı kanat burası. Aklı tamamen sahada olduğunda çok tehlikeli bir yıldız. Ama kötü gününde de takımı 1 kişi eksik oynatma potansiyeline sahip. Diğer kenarda Onyekuru, Sinan, Feghouli rekabeti yaşanıyor. Onyekuru 1 adım önde görünüyor. İki hızlı kanat, Fenerbahçe’nin savunma beklerine sıkıntı yaşatabilir.

İstikrar sağlayamıyor

Galatasaray, hedef santrforunun olmadığı her maçta zorlanıyor. Eren de ilk kez Akhisar deplasmanı öncesi olumsuz sinyaller verdi. Sakat olmadığı iddia edildi, idmana çıkmadı, kadroya alındı ama kulübedeydi. Son yarım saat oyuna girdi, takımı 3 yedi. Sonra döndü, sonuçlar düzeldi, tekrar sakatlandı. Porto’ya gitmedi, takım kaybetti. Antalya’ya götürülmedi, Maicon ve Donk’u santrforda izledik. Döndü, Schalke maçında sakatlandı, Yeni Malatya’yı kaçırdı, takım yine kaybetti.

Gol atmayan 10 numara

Dolayısıyla yarın Fenerbahçe karşısında da bir santrforun varlığı çok kritik. Eren çok büyük ihtimalle 11’de olacak. Peki 90 dakikayı tamamlayabilir mi? İşte orası soru işareti. Arkasındaki Belhanda’nın durumu da çok önemli. Mutlaka Eren’e yakın oynamalı. 1.5 sezonda sadece 3 gol atarken, 3 de kırmızı kart görmüş 10 numarayı kimse izlemek istemez. Ancak Terim’in elinde çare yok. Belhanda’nın savunma arkasına atacağı toplar ve kanatlarla uyumuna çok ihtiyaç var.

Savunma bekleri zayıf

Beklerde Linnes ve Ömer ne hücum ne de savunma için ideal isimler. Formda bir Mariano ve Nagatomo’nun eksikliği çok hissedilecek. Göbekte Serdar ve Ozan, sürekli değişen tandemin yarınki tercihi olacak gibi görünüyor. Bu ikilinin en büyük şansı, Fenerbahçe’de onları zorlayacak kalitede bir golcü bulunmaması. Savunmadaki en büyük koz ise tecrübesi ve kalitesiyle kuşkusuz Muslera olacak.

Donk & Ndiaye’ye dikkat

Merkezde Fernando büyük ihtimalle derbiye yetişmeyecek. Donk-Ndiaye ikilisi de bu bölge için gayet ideal. Ancak ikisi de kart görmeye müsait isimler. Erken bir sarı kart, orta sahanın gardını düşürebilir. Donk’un fiziksel gücü, Ndiaye’nin sürpriz çıkışları Galatasaray’a avantaj sağlayabilir.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.