Nefes değil suni teneffüs

07 Mart 2011, Pazartesi 12:00 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:51
- A +

İşimi sağlama almış, “Nasılsa futbol içimizi ısıtır!” içerikli kışlık futbolsever duasını etmeme rağmen sıkı da giyinmiştim. Yine de üşüdüm! Zaten gecenin tek gerçeği ve net durumu İstanbul’u esir almış soğuktu. Gerisinde, dakikası dakikasına uymayan takım performansları, adına en normal şekliyle ‘acayiplik’ denilecek futbolcu hataları, yağmur mu kar mı belli olmayan yağış şekli, stattaki mini ekranlara bizi mahkum eden pozisyon (!) zenginlikleri ve Çarşı’nın ülkemizdeki siyasi kafa karışıklığına yeni boyut getirebilecek Erbakan dövizi.

Trabzonspor bu maçta hem hedefi hem de ihtiyacı itibariyle biraz daha varyasyon beklenen taraftı. Üstelik Almeida ve Q7 gibi iki önemli oyuncunun yokluğu da bunu yapabilme adına bir şanstı. Ancak Bordo-Mavilililer’i etkisi altına almış olan ‘değişim’ rüzgarı dün de isteneni alacak şekilde topu etkilemedi. Hep söyledik, söylendi; Trabzonspor birlikte oynayınca adeta Anadolu Ateşi. Ama o iletişim kesilince, herkes ayrı telden çalınca bir sirk gibi. Kimseyi kimseye uydurmak mümkün değil. Sihirbaz da var çünkü, amele de! Bazen ortalama bir oyuncusu sürpriz yapıp puan kurtarıyor ama gün geliyor puan kurtarması gerekenler en büyük darbeyi vuruyor. Elbette eksikler de bunda önemli rol oynuyor ama en azından dün geceki piyangodan sonra derlenmek, toparlanmak gerekiyor. Çünkü Trabzonspor’un en büyük kozu ‘ortalama yıldızları’ değil, takım oyunu.

Ancak neresinden bakarsanız bakın bundan sonrası adına nefesten fazlası, suni teneffüstü kızdırılan ve kızgınlığını fazlasıyla çıkartan Burak önderliğindeki Trabzonspor’un. Bu galibiyet de en az yenilgiler kadar irdelenmesi gereken bir sonuçtur diyor, demeçleriyle, futboluyla önümüzdeki haftalara bakıyoruz.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...