Kağıtta tamam sahada görelim

06 Eylül 2011, Salı 12:00
- A +

Kimse Selçuk’u aramamalı. O olsa bu pası atardı demek yerine yenilerin neyi nasıl yaptığına bakmalı. Aksi halde yeni bir Tekke buhranı yaşanır.

Özellikle lig için eskiyi aratmayacak bir kadro var. Tek soru ne kadarda takım olacağı. Süreç hızlı geçilirse Trabzon, İstanbullular’ı yalnız bırakmaz

Trabzonspor’un dağılan oyuncularının, sadece kadro anlamında değil, takım bütünlüğü ve takım ilişkileri adına da darbe oluşturduğu kesin. Çünkü bir kadronun 3 sezon birlikte oynaması pek kolay değil. Üstelik bu takım zor şehir Trabzon’un markası Trabzonspor ise gerçekten güçlü bağlar vardı demek ki. Ersun Yanal’ın kurduğu, Şenol Güneş’in koruduğu o malum kadronun Trabzonspor’a iyi hizmet ettiği ve misyonunu doldurduğu da aşikardı. Yani kayıplar zaten kaçınılmaz hale gelmişti ama önemli olan gidenlerin yerine geleceklerin boşlukları ne derecede dolduracağıydı.

Uzun vadeli planın eseri

Son 1 yıl içinde büyük sirkülasyonun yaşandığı Trabzonspor’da ortaya çıkan tablo, 3-4 sene önceki kadro gibi uzun vadede hizmet için şekillendi. Şenol Güneş’in istedikleri de var, yönetimin aldıkları da. Ancak Güneş’in, ‘Trabzonspor menfaatleri’ prensibi büyük avantaj. Engin, Jaja ve Yattara örneklerinde de olduğu gibi işi kendine hakaret boyutuna vardıran oyuncularını bile ‘belki adam olur’ mantığı ile bünyede son ana kadar tutmanın yollarını arayan Şenol hocanın kimseye ön yargılı bakmayacağı kesin.

Yenilere destek vakti

Birebir isim bazında karşılaştırma yapmayı çok doğru bulmadığım için, mevcut bu kadronun nasıl oluşacağını, ne kadar sürede takım olacağını, Avrupa-lig rotasyonunun nasıl sonuçlar doğuracağını beklemek daha uygun yol gibi duruyor. Yani Selçuk ile birebir Adrian, Colman ya da Sapara’yı eşleştirmek yerine Adrian, Colman ve Sapara ile nasıl bir orta saha düzeni olur, Umut’u Henrique ile eşleştirmek yerine, Brezilyalı’nın stilinden nasıl verim alınır diye bakmak lazım. Aksi halde o pası Selçuk atardı-atamazdılarla uğraşmak, gitmiş ve futbolcu olarak dönüşü olmayan Fatih Tekke sayıklamalarının forvetlere verdiği zararın benzerine zemin hazırlamaktır. Fatih’in dönüşü olsaydı, Selçuk kalsaydı varsayımları detaylandırılabilir ve iyisi-kötüsü konuşulur ama sürekli dikiz aynasına bakıp ileri yol almak zordur.

Yabancı alternatif biraz lüks

Bu mantıktan ilerlersek Trabzonspor’un artık çok alternatifli bir kadrosu var. Birçok takımın kriz yaşadığı kaleci sorunu Onur varken uzun yıllar garanti altına alınmıştı, Tolga da ne kadar iyi bir eldiven olduğunu yine bize hatırlatarak bu mevkiye ‘sorunsuz’ ibaresini yazdırdı. Savunmadaki hareketlilik de artık yerini istikrara bırakacaktır. Zira sol beke alınan Cech’in, stoperde Giray-Glowacki’nin ve sağda da Serkan’ın yeri garanti. Solun alternatifinin Piotr, sağın da Celustka olması ise yabancı hakkının kullanılması adına bir handikap.

Her sisteme uygun

Orta alana gelince... Bu bölge özellikle yeni alınanlarla her türlü oyun sistemine ve stiline uygun görünümde. Colman ve Zokora’ya her şekilde ihtiyaç duyulacağını düşünürsek, Sapara, Volkan Şen, Adrian, Alanzinho ve Halil arasındaki rekabet keyifli sonuçlar doğurur. Bu futbolcular arasında savunmaya destekten ziyade, (Bunu Colman-Zokora yapacak) hücumu iyi tamamlayanlar öncelik kazanır. Bu oyunculara ek olarak iyileşecek Barış Özbek, Barış Ataş, Aykut, Sezer, Eren ve Sercan’ın da kadroda bulunacağını hatırlatmak lazım.

Avrupa’da Vittek, ligde Burak

Forvette handikapları da var, avantajları da. Burak’ın bir anlık sinirinin faturası ağır oldu, Devler Ligi’nin ilk yarısında yok. Yani Vittek, Henrique ve Pawel’in yükü artacak. Avrupa’da tek forvetli, arkası kalabalık bir sistem oynatmasını beklediğimiz Güneş’in golcüsünün Vittek olması muhtemel. Çünkü hem deneyimli hem de silahı çok. Ayrıca Henrique’nin arkadaki pozisyonlarda görev alması da mümkün. Ligde ise Burak formasını geri alır, ancak sağlam bir Vittek her zaman rekabetin nefesini rakiplerinin ensesinde hissetirir.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...