Her şeyi taraftardan beklememek lazım!

09 Eylül 2011, Cuma 12:00
- A +

Paranın merkezi İstanbul olsa da Trabzonspor’un şube kodu Trabzon’dur, plakası 61’dir. Durum böyleyken, bu kadar Trabzon eksenli yönetici varken bu kadar iç bünye sorununa (altyapısından, futbolcu krizlerine kadar) hayret etmemek mümkün değil. Ne yapar Trabzon’daki o kadar yönetici, üst düzey çalışan. Trabzonspor kentin en büyük ‘KİT’i olmuşken bu kadar az proje üretilmesi neyin nesidir diye hep sormuşumdur.

İşte son bir örnek... Bilet iade mevzusu. Ergun abi de dün yazdı, keyfini kaçıran görüntüyü anlattı. Ona dokunduğu kadar yönetenlere dokunmadığından da eminim o Athletic Bilbao bilet iade kuyruğunun. Parası da önemli -350 bin TL’den bahsediliyor- ama o tablo bir proje üretememe eseridir. Kimsenin taraftara kızmaya hakkı yoktur.

O taraftar üzerine düşeni yapmış, gurbeti cennete çevirmek için gidip bilet almıştır. Maçın iptalinden sonraki süreci yönetmek taraftarın işi değildir. O süreci yönetmek, yönetmek için koltuğa oturanların işidir. Proje üretme sorumluluğu olanlarındır. Sadece birkaç ‘goy goy’ ve ‘gazla’, ‘taraftarımız jest yaptı’ narasıyla olmaz. Çıkıp bir proje sunmak lazım. Örneğin bu sezon futbolculara verilmeyen 61 numara tekrar sahaya indirilebilir ve “Bu oyuncunun alacaklarını ödeyen biletlerini iade etmeyen taraftardır” denilebilir. Ya da unutulmaz isimlerden birkaçının figürleri şehre yaptırılır, imza olarak 12 numara konulabilir. Ya da tesiste bir basın merkezi inşa edilir, 12 numaranın eseri denilebilir. Ya da diyerek o kadar çok örnek verilebilir ki... Uzatmaya da, taraftara kızmaya da gerek yok.

Hep söyledim, Başkan Sadri Şener yalnız adam kaldığı sürece ihale de ona kalır. Trabzonspor Yönetimi’nde görev yapan herkesin kendi şirketini, şirketi yoksa evinin bütçesini yönetiyor gibi davranması lazım. Ben olsam Başkan, iade tablosuyla ayıp, kasaya girmeyen 350 bin TL dolayısıyla kayıp sınıfına rahatlıkla konulabilecek durum için hesap sorarım.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...