Fırtına böyle koptu

10 Ekim 2019, Perşembe 06:01
- A +

Trabzonspor konusunda taraflı-tarafsız herkes hemfikir; saha içinde ve dışında her şey iyi gidiyor. Taraftar aradığı heyecanı buldu, futbolcu topluluğu mutlu, yönetim ile teknik heyet umutlu. Ancak bunlar 1 günde olmadı, 1.5 yıla yayılan bir süreç var ortada. Başkanın da dediği gibi eğer her şey 1.5 yıl öncesinin çok önündeyse tesadüf olmasına imkan yok. Gelin satır başlarıyla o 1.5 yıla bir bakalım.

Karaman tercihi...

Başkan Ahmet Ağaoğlu ve ekibi çok zor bir zamanda ateşten gömlek giydi, net. Kamuoyuna da yansıyan haliyle net şekilde biliyoruz ki, ilk dönem sadece ödemelere konsantre olmakla, fazla sportif adım atmadanatamadan geçti. Ancak bu döneme rastlayan Ünal Karaman hamlesi gerçekten kıymetliydi. Çok tartışıldı, önyargılar ve yakıştırmayanlar vardı. Evet, teknik adam eleştirilir ama daha sahaya bile çıkmadan hissetti Karaman bu yükü omuzlarında. Başkan ve ekibi ise toz kondurmadı, kale gibi arkasında durdu.

Romantizme bir son

Özkaynaklara dönüş söylemleri bu süreçte ilk kez romantik cümlelerin içinden çıktı, sahada can buldu. Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür’ü Uğurcan, Hüseyin, Abdulkadir Parmak izledi, hepsinden de verim alındı. Bu noktada oyuncuların potansiyeli kadar hem yönetimin hem de teknik heyetin ortak dirayetinden söz etmezsek olmaz. Bugün de süren politikanın bir başkan ve yönetim stratejisinden çıkıp artık Trabzonspor için bir kulüp stratejisi olması gerektiği de gün gibi ortada, başarıyla sabit.

Yönetim birlikteliği

Daha önceki oluşumlarda şu ya da bu sebeplerden-beklentilerden ötürü yönetimler hep dağılmış, sonunda da başkanlar yalnız adam durumunda kalma gerçeği ile karşılaşmıştı. Bu elbette ki, başkanların üretim potansiyelini, enerjisini, en önemlisi de şevkini düşüren bir durum. Yeni dönemde ise 1.5 yılda büyük bir kaosa şahit olmadık. Başkanın 2 yakın mesai arkadaşı Ertuğrul Doğan ve Mehmet Yiğit Alp, gelecek için düşünseler bile şu an için birinci adamlık ‘savaşı’ vermiyor, Trabzonspor’u özne olarak görüyorlar, TS Club yöneticisi işini, futbol şubesi görevini yapıyor. Bu da sponsorluk, kısa vadeli krizlere çözüm ve dışarıya verilen görüntü için değerli.

Sosa ile verilen mesaj

Muharrem Usta döneminde transfer edilen Sosa’nın parası hep performansından çok konuşuldu. Parayı alanın da verenin de şikayetçi olduğu bir durumdu. Yeni dönemde bir karar verilmesi lazımdı. Ya zararına satılacaktı ya da kazanmak için formül üretilecekti. Öncelikle Sosa’nın önüne bir yol haritası sunuldu. Yeni dönemin içerdikleriyle alakalı. Ardından kaptanlık, yani sorumluluk verildi. İkisinin de arkasında durulmasıyla birlikte Arjantinli yeniden doğdu. Onun özelindeki bu kazanım tüm takım için de bir örnek oldu, mesaj oldu.

Parayı düşünmüyorlar!

Trabzonspor’da yine en azından şu an itibariyle futbolcular parayı düşünmüyor. Çünkü Eylül maaşları Ekim’de yatıyor. Elbette olsa her kulüp yapmak ister diyeceksiniz ama bazı durumları öncelemek de yönetim stratejisidir. Yönetim oyuncunun kafasını hesabına takmadan oynamasını, hocanın da rahat rahat hesap sorabilmesini sağlıyor. Sürdürülebilirse en önemli kozlardan biri olur bu ekonomik şartlar içinde.

Camia mesajı alıyor

Yine son rakamlar üzerinden söylüyorum ki, tarihin en yüksek loca, kombine, forma satış rakamlarına ulaşılmak üzere. Bu hava en son Sadri Başkan zamanında yakalanmıştı. Takım kötü sonuçlar aldığında bile taraftar kişilerden bağımsız olarak Trabzonspor üzerinde birleşiyor. Yani ortaya konan hedeflere bir inanmışlık, ikna olmuşluk durumu var.

Sürmezse hepsi çöp olur

Yönetim uyumundan altyapı hamlesine kadar... Eğer başarıyı, sinerjiyi ortaya çıkaran bu sebepler teker teker ortadan kalkar ise Başkan Ahmet Ağaoğlu ve ekibinin tüm yaptıkları mazide kocaman bir ‘eski’ olarak yerini alır. O nedenle her geçen gün daha fazla titizlenmek, üretmek ve iyiye gitmek koltuk sahiplerinin olmazsa olmazıdır. Hiç kimse belki oturabileceği en iyi koltukta görmüyordur kendini ama bu yapının eline bir örnek olma, efsaneyi uyandırma şansı geçmiştir biline.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...