Biz bizi sevmeyiz

28 Mayıs 2016, Cumartesi 02:30
- A +
Yabancı hayranlığımız hiç bitmedi bizim ve bitmeyecek gibi de duruyor. Yabancıların futbolumuza bir yararını gördük mü? Ancak, oynadığı takımın o seneki şampiyonluğuna bir yararı olmuştur o kadar. Birkaçı dışında da çoğunu da hatırlamıyoruz. Peki bu kadar çok yabancı transferine ne kadar para ödendi ve geri dönüşü ne oldu? İsterseniz sadece teknik direktörlere
ödenilen tazminatları hatırlatayım:



İçimizden biri olmak...

Bu kadar boşa ödenen tazminatların yarısını alt yapılarımıza yatırsaydık bugün ne olurdu sizce? Eğer Fatih Terim’in adı Fabio Alcantara, Arda Turan’ın Andres Santos, Ergin Ataman’ın Eric Van Bergman olsaydı bugün nasıl tavrımız olurdu onlara karşı? Yazardık heyecanla, milli takımımızın başına İtalyan hoca Fabio Alcantara, Galatasaray’dan dev transfer Andres Santos imzayı bugün atıyor. Büyük başarı! Galatasaray, Eric Van Bergman’la basketbolda Avrupa kupasını kaldırdı dev yazı dizisini kaçırmayın. Kısaca Türklüğümüzle gurur duyarken, diğer yandan yerden yere vurmakta sakınca duymuyoruz. Çünkü içimizden biri olmak, kolayca dışlanabilmektir.

Terim’i sevin sevmeyin...

Fatih Terim beğenin beğenmeyin sevin sevmeyin bu ülkeden çıkmış bir başarı hikayesidir. Adana’nın sokak aralarından yetişmiş,Galatasaray’da top oynamış biri olarak ilginç olan, on dört yıl oynadığı ve kaptanlığını yaptığı Galatasaray’da tek bir kupa kaldıramamış Fatih Terim, antrönörlüğü döneminden pek çok kupa ve bir de UEFA kupası kaldırmıştır. Onun başarısız olmasını istemek bizlere ne kazandırır?

Arda’yı üzdük

Arda Turan. Mütevazı bir ailenin sıcak gülümseyen yüzünü bile asık hale getirdik. Geçen Ocak ayında Barcelona’da ilk maçına çıktığında basınımız onu yere göğe sığdıramıyordu. Ama şimdi Barcelona Arda’dan memnun değil gönderilercek haberleri yaparak pek çok kişi içten, içe memnun oluyor. Hangi birimiz çocukken Arda’yı keşfettik? Çevresinde ona emek veren bir kaç kişi ve kendi kişisel yeteneğiyle başaran bu kişiye eleştiri hakkımız olabilir ama yok olmasını ve gözden düşmesini isteme hakkımız olamaz.

Ataman’a haksızlık yapıldı

Ergin Ataman, elindeki kısıtlı kadro ve olmayan bütçe ile Avrupa’da kupa kaldırdı kimsenin umurunda olmadı. Ama diger yandan Obradoviç i yere göğe sığdıramıyoruz. Her gün tam sayfa haber yapıyor yazı dizisi hazırlıyoruz. Hakkını verelim Obradoviç de, Ataman da basketbolun tekrar ilgi odağı olmasının mimarlarıdır bu ülkede. Bu diğer yandan fırsattır yeni bir jenerasyon yetiştirmek için.

Hüzünlü ve acı bir durum

Avrupada oynayan takımlarımızı desteklemekten aciziz. Fenerli, Galatasaray elensin, Galatasaraylı, Fener elensin istiyor. İstedikleri olunca mutlu oluyorlar. Sizce dramatik , hüzünlü ve acı değilmi bu durum? Bizden biri olmanın zorluğudur bu. Kolayca baş tacı ederiz, kolayca alaşşağı. Birbirimizle uğraşmaktan garip bir mutluluk duyarız. Basitleşemiyoruz, rahatlayamıyoruz. Oysa bu başarı hikayeleri bir sonraki neslin ilham kaynaklarıdır. Onlar için kitaplar yazmalı, belgeseller hazırlamalı, sinema filmleri çekmeli ve nesilden nesile güçlü bir bağ oluşturmalıyız.

Bizim bize ihtiyacımız var

Milli takım yakında Avrupa şampiyonasına hazırlanıyor.Daha ilk hazırlık maçının ardından şimdiden sallayan sallayana. Kim hazır, kim değil, Bu oyunla kupada neler yaparız, gruptan çıkar mıyız, çıkmaz mıyız? Adı üstünde hazırlık maçları daha bunlar, bir beklentimiz olmaması gerekir. On atarız, beş yeriz bir önemi yok. Unutmayalım, birbirimizi ezerek yükseleceğimiz bir gelecek yok. Bizim, bize ihtiyacımız var.
YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...