Futbolda ‘Nihat abi’ modeli

30 Mayıs 2019, Perşembe 06:01
- A +

Genel olarak Türk siyasetinde yerini almış bir deyim “Abi”... Artık bundan sonra futbolda da “Abi” deyimi daha sık kullanacağımız bir döneme giriyoruz. 40 yıla yakın Türk iş dünyasının lokomotif holdinglerinden birisinin sahibi olarak Nihat Özdemir’in kendisini futbolun abisi olarak nitelemesinin altında sadece hepimizin yakından bildiği mütevazılığının yanında çok önemli bir mesaj olduğunu da düşünüyorum. “Abi” ve “Ağabey” diyerek toplumsal sınıfların oluşturduğu hiyerarşik ilişkiyi reddetmiş oluyor; yerine “ailevi” bir ilişki koyuyor. Yani futbolun tüm paydaşlarını kulüpleriyle, sporcularıyla, yöneticileriyle, medyasıyla herkesi bir “aile” gibi gördüğünün ifadesidir ‘Abi’...

Hayatım mesajımdır

Peki Özdemir nasıl bir başkanlık yapacak? Basın toplantısında bununla ilgili birçok ipucu verdi ama gelecekte muhtemel atılacak okları nasıl göğüsleyecek, karşılaştığı sorunları nasıl aşacak? ‘Bu hakemlerle lig bitmez’, ‘yabancı hakem gelsin’ gibi ezeli ve ebedi polemiklerimize ve kalem kavgalarına son verebilecek mi? Bugünden bunları bilmek mümkün değil ama geçmiş yaşam öyküsü de burada bize ipuçları da veriyor. Hani Gandi’nin şu “hayatım mesajımdır” sözünde olduğu gibi bazı insanlar hayata mesajlarını yaptıklarıyla verirler.

Matematik onun işi

Nihat Özdemir’in kamuoyunun çok az bildiği bir özelliği gençlik dönemlerinde Öğretim Üyesi olarak derslere girmesi ve özellikle matematiğe düşkünlüğü çok önemli. Hemen hemen her konuya bir matematikçi gibi yaklaşan yüksek mühendis.. Futbolda adalet arayışlarının yoğun olduğu bir dönemde artık bir motto olan “iyi matematik bilmeyen toplumda adalet olmaz” sözünü iyi bir matematikçi olarak yerine getirmeye çalışacaktır.

Karakter yansıması

Matematiği sadece iş hayatında değil 40 yaşından sonra başladığı Tenis ve 60’ından sonra başladığı Golf’de de kullandığını biliyoruz. Benim de birkaç kez izlediğim maçlarda da gördüğüm sayı alacağı her vuruşu, deliğe sokacağı her topu planlamadan atmadığını öğrendim yakın çevresinden. Maçtan önce simülasyon yapan ve maç içerisinde değişen şartlara göre nasıl oynayacağını planlayan ve gerektiğinde stratejisini değiştirecek kadar esnek olan Özdemir’in TFF Başkanlığında da kendisine atılacak okları nasıl savuşturacağı şimdiden hesaplamaması düşünülemez. Bence Tenis ve Golf gibi bireysel 2 branşı seçmesi tesadüfi olmasa gerek. Tenis ve Golf branşlarının özelliklerine bakınca aslında iş dünyasında sergilediği karakterini sahaya yansıttığını da görüyoruz. İş hayatını da ulusal rekabetten zamanla uluslararası rekabete çevirmiş aynı şekilde tenis ve golf de uluslararası rekabetin olduğu branşlar.

Duruş çok önemli

Agassi’nin bir boks maçı olarak değerlendirdiği ve gerçek bir düelloyu ifade eden tenis bilinenin aksine çok büyük bir mücadele ve fiziksel/mental dayanıklılık ve de strateji isteyen bir branş. Boks da olduğu gibi teniste de duruş çok önemlidir. Çünkü bir sporcunun hücum ve savunma gücü ile hızı, dengesine ve harekete her an hazır olmasına bağlıdır. Özdemir bu özelliklerinin yanında her topun peşinden koşan karakteri ile de kolay pes etmeyeceğinin işareti olarak görüyorum. TFF Başkanlığında da ‘strateji, dayanıklılık, mücadele azmi, pes etmemek’ gibi özelliklerini de yansıtacağını düşünüyorum. Golf branşı ile de dayanıklılık ve stratejinin yanına bir ‘Gandh’i sabır’ eklediğini de görüyoruz. Saatlerce süren golf oyununda üst düzey kondisyon ve sabır gerekiyor. TFF Başkanlığında da ‘adalet’, ‘pes etmemek’ ve ‘strateji’nin yanında en çok ihtiyacı olacağı şey; en iyi bildiği özelliği olan ‘sabır’ olacak.

Ok atanlar mı ne olacak?

Ok atanları yanına alır ve ilerler.. Bir bakmışız onların da desteğiyle ülke futbolunu zarif bir şekilde dönüştürüyor. Türk futbolu adına Nihat Özdemir’e başarılar dilerim.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...