Adnan Polat’dan Demirören’e destek

17 Ocak 2019, Perşembe 13:26
- A +

‘Demirören yumurtayı dik tutabilecek mi’ başlıklı yazımın hemen ardından Galatasaray Kulübü’nün her aşamasında görev yapan statükonun çarklarını değiştirmekten korkan ‘Beyaz (!) Galatasaraylıların’ üstelik Galatasaray’ın geleneklerine aykırı bir darbe girişimi sonrası görevinden ayrılmak zorunda kalan son yılların en karizmatik Kulüp Başkanlarından Adnan Polat ile konuştum..

Yıllar önce Galatasaray Başkanlığı sırasında akıntılara kapılmış dayanaksız sala benzeyen ve uçan kuşa borçlu Kulübü düzlüğe çıkarırken “Galatasaray stres testini geçer” başlıklı iddialı yazılar da yazmıştım. Ne yazık ki sürecini tamamlayamadan görevinden ayrılmıştı. Bugün Galatasaray Kulübü’nün içine düştüğü durumu anlamak için Adnan Polat dönemi ve sonrası anahtardır.

TFF Başkanı Yıldırım Demirören ve Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın’ın bugün ister ‘futbol da mali disiplin’ diyelim ister ‘futbolda mali kural’ veya ‘futbolda finansal fair play’ diyelim bu konuda en doğru yorumları uzun yıllar futbol sektöründe uluslar arası yönetici kalibresinde görev yapmış Adnan Polat’ın yapacağını düşünüyordum.

 Tam da internette tarama yaparken Polat’ın TRT’nin başarılı spor programı Ajans Saatinde geçtiğimiz yıl katıldığı programda yaptığı açıklamanın başlığını gördüm: 'UEFA'nın Finansal Fair Play kurallarını öğretmesi ağırıma gidiyor'

Aslında hem röportajın metnine baktığımda hem de yaptığım konuşma da bugün getirilmek istenen modelin çerçevesini Adnan Polat geçmişte de uzun bir süre gündeme getirmeye çalışmış.

Polat diyor ki; Finansal Fair Play'i Türkiye'de anlatamadık. UEFA'nın ikaz etmiş olduğu yeni yönetmeliğini Türk spor kamuoyuna duyurmaya çalıştım. Bizde günü kurtarmaya önem verildiği için geleceği sağlama alma konusuna kimse sıcak bakmıyor. Taraftar neticeye bakıyor ama camialar taraftar gibi bakmamalı. Geleceğe yönelik dizaynlar yapması lazım. Finansal Fair Play'i Türkiye'de anlatamadık ya da anlayamadık. UEFA'nın Finansal Fair Play kurallarını öğretmesi ağırıma gidiyor. Türkiye'nin bunu kendi halletmesi lazım. Bu kuralları Türkiye'nin kendisinin uygulaması ve taviz vermemesi lazım. 2008'den itibaren 2012'den sonra hayatın daha zor olacağını anlatmıştım." 

Türk futbol modeli 

Bu sözlerden sonra; “Demirören ve Aydın’ın yol haritasını doğru buluyor musunuz” diye sordum..

“Kesinlikle doğru buluyorum.. Zaten bunları ben de yıllardır söylüyorum.. Bu yüzden atılan adım çok isabetli… Ancak..” 

Devamında Polat’ın ‘ancak’ diye eklediği bölümde bu mali disiplinin başarılı olması için bir takım düzenlemelere ihtiyaç olduğunu da söyledi.

“Türk futbolunun yapısal değişikliğe gitmesi lazım. Türk futbolu modelini kurmalıyız. İngilizler gibi yaparsak Finansal Fair Play’i kendimiz kontrol ederiz.

Federasyon yönetiminin regülasyon görevi yapması, Kulüpler Birliği’nin şirket modeli ile yönetilmesi ve başına İngiltere’de olduğu profesyonel bir CEO’nun gelmesi ve Finansal Fair Play çalışmalarını bu kişinin yürütmesi gerekir. Kulüp Başkanlarından oluşan gelen Kulüpler Birliği yönetimi bu süreci götürmekte zorlanırlar.Küme düşürme, puan silme, Avrupa’ya gidememe gibi yaptırımlar olmazsa bu işin içinden çıkılamayacak”

UEFA kriterlerinin Türkiye’ye adapte edilmesi için regülasyon görevi görecek TFF ve yapısı değiştirilmiş Kulüpler Birliği ve Bankalar Birliği kulüplerin durumunu inceleyip fazla para harcamasını, kuralların dışına çıkmasını engellemesi gerektiğini düşünüyor Polat..

Tabii taburenin tek ayağını düzelterek sorunu çözemeyiz diyor ve ekliyor Polat “Taburenin diğer ayağı olan alt yapı.. Yani ülke futbolunun gerçek gelişimi için ülke içerisinden futbolcular yetiştirmemiz gerekiyor.. Yabancı sayısında da belirli sınırlamalar ile birlikte Türk futbolu bu dönüşümü yaparsa 3-4 yıl içerisinde hastalıklı yapısından kurtulur .”

Yeni Türk modeli ile böylece Polat’ın işaret ettiği gibi Finansal Fair Play’i UEFA’dan öğrenmemize de gerek kalmayacak. 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...