Tek rakibi kendisi

11 Ocak 2020, Cumartesi 06:01 Son Güncelleme: 11 Ocak 2020, Cumartesi 15:36
- A +

Uzun uzun bir zaman önceydi. Fotomaç Gazetesi’nde ‘birlikte yazıyoruz’ sloganıyla çıktığımız yolculuğun 2020 evresinde FANATİK Gazetesi ile yollarımız kesişti. Her yeni başlangıç, yeni umutlar, yeni sözler, yeni cümleler anlamına geldiği kadar; asla eskimeyecek sözlerin, cümlelerin de hatırlatılması anlamına geliyor... Sürekli yenilenmek, sürekli gelişmek ve daha başka pencereler açabilmek adına köşemden siz kıymetli okuyucularımla birlikte olacağım. Jenerasyonlar arası sürenin kısaldığı çağımızda, alttan gelen yeni yeni okuyucuların daha da hızlı tükettiğini düşünerek kısa, öz, anlamlı yazmaya elbette kaldığım yerden devam edeceğim. Güzel futbolun, adil oyunun ve etik değerlerin sıklıkla yaşandığı anların yazılarını yazmayı diliyorum... Hepimize güzel ve hayırlı bir dönem diliyorum.

Herkes değişime açık olmalı

Benim için; Güzel ve hızlı bir başlangıç yapabilme adına biçilmiş kaftan gibiydi. Dünkü hazırlık karşılaşması Trabzonspor’un... Bursaspor ile oynanan ilk hazırlık maçında, ağırlıklı olarak gençleri sahaya süren Hüseyin Çimşir elbette ve pekala önce genç oyuncularını görmek istemiş olabilirdi. onları yani gençlerini önce bir görmek isteyenin ne yapmak istediğini adeta “görmek istemeyenlerin” türlü sosyal mecralarda eleştirilerini okuyunca; Çimşir’in işinin nasılda zor değil de “zorlaştırılacağını” düşünmeden edemedim... Aslında herkes biraz değişime açık olmalı...

Sakinleşmek gerekiyor

Yıllardır aynı bakış açısı, benzer yaklaşımlarla bu işin olmayacağı görülmeli. Ünal Karaman’ın gidişi ve Hüseyin Çimşir’in gelişi ile birlikte yaşanan krizi “unutmak ya da unutturmak” istemeyenlerin “aslolan Trabzonspor” deyip bir an evvel sakinleşmesi gerekiyor. Her şeyden önemlisi; kendi mutlulukları için bunu yapmaları gerekiyor. Esen havanın “ilk olumsuzluk içeren maçta yoğun tepki oluşturması ihtimalinin” bertaraf edilmesi için taraftarın Hüseyin Çimşir’in omuzlarındaki yüke omuz vermeleri şart. Camiaların, rakiplerinden daha çok, kendi içinde ürettikleri problemlerle zayıfladığını bir kez daha not edelim...

Rekabeti de düşününce...

Dünkü maç özelinde mükemmel bir 30-40 dakika izledik diyebilirim. pas trafiği izleyenin de rakibinin de adeta başını döndürdü dersek yanlış cümle kurmuş olmayız. Gözler Badou ndiaye üzerindeydi yeni olması hasebiyle. Trabzonspor “transfer aklı” çok doğru bir transfere imza atmış gözüküyor. Bir oyuncu takviyesi ile aynı anda defans ile forvet hattı arasında kalan o kocaman devasa alanı da kontrol altına almış gibiydiler dün. o bölgede rekabeti de düşününce... Trabzonspor’un tek rakibi kalıyor; o da kendisi... Sırf kendi mutluluk ve huzuru için yapması gereken de takımına ve onu yönetenlerine “amasız, fakatsız, lakinsiz” destek olmaları... Rakipleri kriz anlarında öyle yapıyor çünkü.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...