Ders alınmışsa kazanç büyük!

25 Şubat 2020, Salı 06:58 Son Güncelleme: 25 Şubat 2020, Salı 03:01
- A +

Trabzonspor sezonun ikinci yarısında iki kulvarda da yoluna devam ediyor. İki kulvarda da iddialı olabilmenin olmazsa olmaz koşulu elbette geniş kadronuzun olması.

İlk yarıda UEFA Avrupa Ligi’nden sakatlıkların niteliği ve çokluğu nedeniyle bir mecburi vazgeçiş yaşanmıştı. Aklıma gelmişken o dönem sakatlıklardan bu kadar çeken Trabzonspor’un önüne bu kez de milli duygular üzerinden gelinmişti. İyileşememiş ya da iyileşmeye başlamış, iyileşme aşamasında ve de henüz maç eksiği olan oyuncularını neden sahaya sürmüyor diye garip ve hesaplı baskılar yapılmıştı. O dönemi de yarışın içine dahil etmemiz, unutmamamız gerekiyor. O dönemin garip ve acımasız eleştirilerinin de bu günlerin sıralamasına etki amaçlı olduğunu düşünüyorum.

1 puan kayıp değil

Trabzonspor, Beşiktaş’la oynadığı maçtan öyle ya da böyle bir puan çıkardı. Kalan tüm maçlarını elbette kazanması beklenen bir durum değildi. Taraftarlar tüm maçların kazanılmasını isteyebilir ama teknik ekibin planlamasında puan kaybı hesaplara dahildir diye düşünüyorum. Trabzonspor’un kalan maçlarında hangi karşılaşmalardan, ne çıkarabilirim hesabında İstanbul’dan birer puan çıkarmak önemli bir yer ediyor olmalı. Beşiktaş sınavı bu anlamda eşik maçlardan biriydi. Eksiklerinizin çokluk ve nitelikli oluşu da kötü oyuna dahil durumdu.

İyi oyun ve tam takım...

Böylesi kritik eşik puanla geçildiyse, üzerine önemli tercihsel dersler de alınmışsa kazanımın büyüklüğü ileriki haftalara elbet yansıyacaktır. Eksik ve kötü oyunlarla puan kazanma geleneği önemli. Bir de iyi oyun ve tam takım halinde maçlara çıkıldığında neler olmaz ki? Trabzonspor taraftarı şimdilerde imtihanın büyüğüne giriyor. Vizeler azalıyor, finaller geliyor. Kafası hâla eskide kalan sosyal medya hesaplarına dikkat kesilmeli! Oyuncularını, anlık reaksiyonların çok ötesine geçen operasyonel ve organize hareket işlerle adeta bitirme aşamasına gelen hesaplara dikkat edilmeli.

İyiyi savunmak kolaydır!

Formsuz olabilirler ki ben de iştirak ediyorum buna. Ancak geçen yıl Şenol Güneş “Bu çocukları nasıl milli takıma almaz?” dediğiniz oyuncuları bugün siz kendi takımınıza layık görmüyorsunuz. İyiyi savunmak kolaydır. Kolaycılıktır hatta! Yok etmeyin mesele bu! Yarışta sakatlıklar, eksikler daha da olacak, teknik adamın işini zorlaştırmayın. Tekrar olacak ama yazalım yine... Camiaların kendine verdiği zararı, rakipleri birleşse veremez. Naçizane bizden söylemesi... 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...