Reziller!

10 Şubat 2016, Çarşamba 02:30
- A +
Antalyaspor’u tebrik ediyorum. Daha orta sahada duvar örüp rakibi geçirmeyen, ligin en güçlü defans hattına sahip ve şampiyonluğa oynayan takımına 4 gol atarak haklı bir galibiyet aldılar.
Ancak!
Maç esnasında ve sonrasında sergiledikleri iğrenç, çirkin, hastalıklı ve benzeri tüm kötü sıfatlarla adlandırabileceğim tavır, galibiyeti gölgeledi. “Tecavüz müziği” diye belleklere kazınan müziği duyunca adeta kanım dondu.
Futbolda farklı ve beklenmedik galibiyetlerden sonra zekice espriler üretilmesi, rakiple dalga geçilmesi gayet hoştur, eğlencelidir. Ancak bizimkilerin espri düzeyi o kadar düşük ki, akıllarına sadece tecavüz müziği çalmak gelmiş. Antalyalısı, Beşiktaşlısı, Galatasaraylısı, Trabzonlusu da bunu eğlence sanmış.
“Fener’e tecavüz ettiler. Ahahahaha” diye eğlenin. Yarın tecavüz haberi gördüğünüzde de “Aşağılık yaratıklar. Bunu yapan insan olamaz” dersiniz.
Bu topraklarda her gün kadınlar tecavüze uğrarken siz neye gülüyorsunuz? Siz neyle eğleniyorsunuz? Siz tecavüzü “fantezi” mi sanıyorsunuz?

Tecavüzün mizahı olmaz!

Bu kadar ciddi bir meseleyi komik sanmayı bırakın artık. Çünkü komik değil. Çünkü tecavüzün ‘ama’sı, esprisi, mizahı, şakası olmaz.
Tecavüz senin sandığın gibi komik bir şey değil arkadaşım. Tecavüz korkunç bir şeydir. Tecavüz kadınların çoğu için ölüme denk gelen, hatta ölümden bile beter bir şeydir.
Tecavüz insanları yaşamaktan vazgeçiren, tecavüz kendini öldürmeyi isteyeceğin, tecavüz kendini öldüremesen bile her gün ölmüş olmayı dileyeceğin bir şey. Bedeninin, aklının, ruhunun kontrolünün senden daha güçlü biri tarafından seni bir insan olarak düşünmeden işgal edilmesidir tecavüz.
Tamam! Siz tecavüzcü değilsiniz. Allah sizden razı olsun, Allah ne muradınız varsa versin! Ama iş orada bitmiyor ki... Statta tecavüz müziği çalarak, farklı galibiyetlerden sonra “tecavüz ettik” diyerek tacizi, tecavüzü meşrulaştırıyorsunuz, normalleştiriyorsunuz. Meşrulaştırdığınız, normalleştirdiğiniz her suç sizi de biraz suçlu yapıyor, farkında mısınız?
Durun!
Lütfen durun artık!
Bazı kadınlar “tecavüz” kelimesini söylemeye dahi ürküyorken bunu eğlence, mizah olarak görmeyin çok rica ediyorum.

Yorumcular ne iş yapar?

Hayatımız futboldan ibaret. Maç öncesi, maç sonrası ekranlarda saatlerce yapılan konuşmalar, gazete, dergi sayfalarını dolduran onca yazı.
Maçtan önce teknik direktörün ne yapması gerektiği üzerine yapılan yorumlar, maçtan sonra ise neyin yapılamadığına ilişkin yorumlar. Uzman çok memlekette. Onlar her şeyi çok iyi biliyor. Böyle olunca da birinin ak dediğine, öbürü kara diyor. Maçın skoruna göre biri x’i niye oyundan aldı diye eleştiriyor teknik direktörü, diğeri “İyi ki aldın” diyor. Siz hangisine yakın düşünüyorsanız da o yorumcuyu, yazarı severek izliyor, okuyorsunuz.
Fikirdir... Tabii ki herkes istediğini düşünebilir. Ancak fikir olmayıp herkesin bildiğini bilemeyen anlı şanlı yorumcularımız da var bu memlekette. İçlerinde futbol oynamış olanları da mevcut şüphesiz.
Geçen hafta eski futbolcu bir yorumcu, “Yeni gelen istihbarata göre yeni transfer Marcelo ile Atiba PSV’de beraber oynamışlar” demişti, kimsenin bilmediği çok gizli bir bilgiyi paylaşırcasına. Bunun için istihbarata gerek yok ki. Arama motoruna Marcelo yazmanız yeterli.
Sahalardan yeni emekli olmuş başka bir yorumcu, Beşiktaş-Antep maçı öncesi Marcelo için “Pozisyon bilgisi nasıl, hızlı mı, değil mi bilmiyoruz” dedi. Yorumcumuzun hakkında hiçbir şey bilmediği adam Bundesliga’da oynuyordu. Ama o hiiiiiç seyretmemiş Marcelo’yu. Seyretmeyi bırakın, “Yorum yapacağım, kimdir bu adam, bi bakayım” diye düşünmemiş, hakkında araştırma dahi yapmamış.
Bu kadar parayı niye alıyor bu insanlar? Bizim bilmediklerimizi de bize anlatsınlar diye. Ama bunlar bizim bildiğimiz kadarını bile bilmiyor. İşlerine saygıları olmadığı için araştırma gereği de duymuyorlar.
Nasıl olsa yiyeni var...
Yiyenlere afiyet olsun!
YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...