Bedavacı büyük taraftar

18 Kasım 2015, Çarşamba 02:30
- A +
Konu uzun, yerimiz dar. O yüzden girizgahı bırakıp direkt konuya girmeli. Hatta son söyleyeceğimi, ilk söylemeli: Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, her konuştuğunda taraftarın canını yakıyor. Bence çok konuşmamalı, söz verdiği icraatlarını yerine getirmeli. Buna, söz verdiği gibi borcu düşürmek de dahil.

Muhalefet iyidir

Hafta sonunda düzenlenen Beşiktaş Divan Kurulu toplantısında yine esmiş gürlemiş Başkan. Konuşma yerinde olduğunu unutmuş olacak ki, “Burası icraat yeri, çene yeri değil. Çeneleri aciz insanlar yapar” buyurmuş. Kurul toplantısında insanlar konuşacak, eleştirecek, soru hatta hesap soracak ki; işler yürüsün. Kulübün borcu düşeceğine iki katına çıkmış ama; Fikret Orman istiyor ki, herkes sussun, muhalefet olmasın, kimse hesap sormasın. Demba Ba ve Atınç’ın satışından elde edilen 18 Milyon Euro kendi cebine girmiş gibi sevinen insanların, hesap sorma hakkı da olsun bir zahmet. Yönetim varsa, muhalefet de vardır elbet. Ve hatırlatmalı kendisine, o da muhalefet ederek Beşiktaş Başkanı oldu!!!

Üslup önemli elbet!

Son Genel Kurul’daki eleştirilerden, özellikle gençlerden çok rahatsız olmuş Bay Başkan. O yüzden gençler üye olmasın diye bin 200 Lira olan üyelik aidatını çok yukarılara, 20-30 bin Lira’ya çekmeyi düşünüyormuş. Gençler heyecanlıdır, coşkuludur, bazen yanlış kelimeler de kullanabilirler. Ancak çare, gençlere/gelir düzeyi düşüklere kulüp kapılarını kapatmak değildir. Ayrıca 10-20 bin liralara bulunan zengin üyelerle saygınlık artacak diye bir kaide de yoktur. Mesela, son Genel Kurul’un en tahammülsüz insanı, herkesin sözünü keseni çok zengin bir ağabeyimizdi. Üyelik konusunda bir şeyler yapmak istiyorlarsa; başka kulüplere de üye olanların üyeliklerini düşürsünler. Üyelik aidatları başkaları tarafından ödenen binlerce üyenin üyeliğini düşürsünler. Ve hâlâ bekletilen ve açıklama yapma gereği dahi duymadıkları üyelikleri artık onaylasınlar.

Suçlu taraftar

“Kombine kart satmışız 1 seneliğine. 2,5 sene oldu bedavaya geliyorsunuz maça” diye konuşmuş, üslup konusunda çok hassas olan Fikret Orman. Olmayan Vodafone Arena Stadyumu’na kombine alıp destek olan, Ankara-Konya-Olimpiyat-Başakşehir arası mekik dokuyan, buralara gitmek için kombine ücretinin çok üstünde masraf yapan, 1,5 yıldır takımla göçebe olan taraftara “bedavacı” demek çok ayıp olmuş. İnsanlar bedavacılık yapmak için kombine almadı ki... STADIN  1 SEZONDA BİTECEĞİ ‘BEYAZ YALAN’INA İNANDIKLARI İÇİN KOMBİNE ALDI.
“Stat 1 yılda bitecek” diyen kendileri. Stat inşaatının bu yıla sarkacağını tahmin edemeyen kendileri. Kombine sözleşmesine “stat açılana kadar bu kart geçerlidir”
ibaresini koyan yine kendileri... Ama suçlu taraftar. Taraftar zaten hep suçlu. Kombine almasan kızıyorlar, kombine alsan “bedavacı” diyorlar.
Keşke Başkan stadı söz verdiği tarihe yetiştirseydi de, taraftar bedavaya 2 sene maç izleyeceğine mabedinde maçları izleyip ertesi sezon yine kombinesini alsaydı.

Komik, trajik, trajikomik

İşlerin kötü gittiği kulüplerde, istifayı düşünmeyen yönetim, önce hocayı harcar. Şota Arveladze’nin hatası böyle bir yönetimin teklifini kabul etmiş olması. İnsanlar eleştirilmekten, beğenilmemekten o kadar rahatsız oluyor ki muhalefete tahammülleri yok.
Şota Arveladze, Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na muhalif olan Faruk Özak ile yenilen yemek gerekçesiyle kulüpten gönderildi. Ama yemeği yiyen Şota değil, ikizi Arçil’di.
İbrahim Hacıosmanoğlu, gerçekten Arçil ile Sota’yı mı karıştırdı? Yoksa Arçil bile muhalefetle yemek yiyemez mi? Arada çok büyük bir fark var. Çünkü ilki komik, ikincisi trajik.
Şota’nın veda konuşmasındaki “yemeği Arçil yedi, hesabı ben ödedim” sözü ise gerçekten trajikomik.
YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.