Fenerbahçe'yi yönetmek

07 Şubat 2019, Perşembe 19:33
- A +

111 Yıllık tarihimizde Fenerbahçe sporcuları, yönetimin ana damarını oluşturdular son çeyreğe kadar... 1907'den beri görev alan 33 Başkan'dan 10'u Fenerbahçe formasını ıslatmışlardır; Ziya Songülen, Ayetullah Efendi, Tevfik Taşçı, Galip Kulaksızoğlu, Emirzade Arif Bey, Bedii Yazıcı, Zeki Rıza Sporel, Hasan Kamil Sporel, İsmet Uluğ ve Fikret Arıcan...

Fenerbahçe tarihinin en parlak yılları; sporcuların en yüksek oranda Yönetimler'e alındığı yıllara denk gelir. Bu oran düştükçe, sportif başarı da düşmektedir. Bu nedenle Yönetimler'de bir yanda sporcular ve spor idarecileri görevlendirilmeli, iş insanları ile spor insanları arasında birlikte çalışma imkânları yaratılmalı ve bu iki alem arasındaki uyum özenle gözlenmelidir.  

Bu şekilde Fenerbahçe tarihine, ülkü ve geleneklerine uyumlu bir idarecilik sergilenirken, zamanın gelişen koşullarına da daha rahat uyum sağlanacaktır. İş dünyasının birikimleri ve Fenerbahçe'nin kültür ve sportif birikimleri birleşince, Fenerbahçe'ye sağlıklı ve tutarlı bir düzlemde yön verilir. 'Fenerbahçelilik ruhu' bu şekilde pekişir, Fenerbahçe Kurumu yarına güvenle bakar. 

"Her kulüp ya da dernek, gönül veren insanların emekleriyle hayata geçer. Önce istek, sonra üstünde uzlaşılan ülkü, nihayetinde de insanların bireyselliklerini başkalarıyla paylaşıp toplu düşünme ve hareket etmeyi öğrendiği oluşum..." (1)

Üç genç; Ziya, Ayetullah ve Necip, Fenerbahçe ülküsünün tohumunu serpip hızla bir kurum (Institution) olacak Fenerbahçe'nin temellerini attılar. Onları takip eden Yönetim Kurulları'nda yine Fenerbahçeli sporcular çok etkin oldular, geleceği belirlediler.

Kulübün gelişmesi ve önüne çıkan engelleri aşması için; kulüpte spor yapmamış, toplumda önemli mevkiler kazanmış insanları da kurullara dahil ettiler. Önce Saray'dan 'Şehzadeler' geldi. Ardından 'İttihat ve Terakki' ile başlayarak 'Siyasi Partiler'den üyeler, Fenerbahçe yöneticisi oldular. Bakanlar, Başbakanlar; Başkan'lık yaptılar. Bir yandan da bürokratlar ve iş insanları da yönetimlere girdiler. Bürokratların ağırlığı, 1950 seçimlerinden sonra azaldı, yerlerini iş insanları aldı.

111 Yıllık tarihimizde Fenerbahçe sporcuları, yönetimin ana damarını oluşturdular son çeyreğe kadar.


Yukarıdaki grafikte, 111 yılda (Son Yönetim Kurulumuz hariç) 97 adet Yönetim Kurulu'nda görev yapmış 395 değerli Fenerbahçe sevdalısı taranmış ve içlerinde kulübümüzde spor yapmış olanlar ayrılmıştır.(2)

1907'den beri son Başkanımız Ali Y. Koç dahil olmak üzere, 33 mümtaz şahsiyet kurumumuzun başına geçmiş olup, bunların 10 tanesi Fenerbahçe formasını ıslatmışlardır; Ziya Songülen, Ayetullah Efendi, Tevfik Taşçı, Galip Kulaksızoğlu, Emirzade Arif Bey, Bedii Yazıcı, Zeki Rıza Sporel, Hasan Kamil Sporel, İsmet Uluğ ve Fikret Arıcan...

Bu 10 Başkan'ın 9'u; ilk 75 yılda görev almışlardır. 

* 1907-1932 Dönemi:

Grafikte görüldüğü gibi; Sporcu kökenli yöneticilerimiz ilk 25 yılda 'Yüzde 45'lik bir oranda kurullarda temsil edilmişlerdi. Kuruluşundaki kırılganlığı, Birinci Dünya Savaşı ve İstanbul'un işgali, Altınordu darbesi gibi zorluklara rağmen; Futbol dalında katıldığı 17 sezonda '6 İstanbul Şampiyonluğu' ve 'Yüzde 35'lik gıpta edilen bir başarı... (3) Üstüne üstelik 'Harrington Kupası Zaferi' kazanılmış, düşman işgalinin sıkıntılarıyla uğraşılmış, Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'ne büyük destek verilmiştir, sporcularımızın yönetimindeki Fenerbahçe tarafından ilk 25 yılımızda...

* 1932-1957 Dönemi:

1932 ile 1957 arasındaki ikinci 25 yılımızda, sporcularımızın yönetimde aldığı pay 'Yüzde 33'e düşmüştür. Yine de İstanbul Şampiyonası, 'İstanbul Profesyonel Ligi', 'Milli Küme' ve 'Türkiye Birincilikleri'nde 49 yarışmada; 18 Birincilik ve 'Yüzde 37'lik bir görkemli başarı oranı... Hele bu şampiyonalarda Beşiktaş ve Galatasaray'ın dışında da şampiyonluk kazanmış kulüpler olduğu düşünülürse; ikinci 25 yılımızın da çok parlak geçtiği görülebilir.

* 1957-1982 Dönemi:

Üçüncü çeyrekte, Fenerbahçeli sporcuların yönetimlerde aldığı pay 'Yüzde 41'e çıkmıştır. 1959 yılında başlayan Türkiye Ligi'nde başarı oranı; 23 sezonda '9 Şampiyonluk' ve daha önceki iki sezonda 'İstanbul Profesyonel Ligi'nde '1 Şampiyonluk'... Toplamda 25 sezonda; '10 Şampiyonluk' ve 'Yüzde 40' başarı oranı... Kuruluştan sonra en yüksek oranda Fenerbahçeli sporcuların yönetim kurullarında görev yaptığı bu dönemde yakalanan muazzam başarı oranı... 

* 1982-2007 Dönemi:

Son çeyreğimizde ise Fenerbahçe Yönetim Kurulları; İş insanları ve iş dünyası idarecileri için büyük bir cazibe alanı olarak ortaya çıkar. Sonucunda 1982-2007 yılları arasında, sporcuların Yönetim Kurulları'nda payı 'Yüzde 14'e düşer. Katılınan 25 sezonda ise '8 Şampiyonluk' alınır. Şampiyonalarda başarı oranı da 'Yüzde 32'ye düşmüştür artık...

* 2007-2018 Dönemi:

2007-2018 arasında geçirilen 11 sezonda sporcuların kurullardaki payı 'Yüzde 6'ya kadar iner. 11 sezonda '2 Şampiyonluk' alınabilir. Başarı oranı ise 'Yüzde 18' gibi çok düşük bir orandır.

*** 111 Yılımızın sonucu:

Bu kısa çalışmadaki amaç; Fenerbahçe için formalarını ıslatmış oyuncularımızın, yönetimlerde aldığı rolü ortaya koymaktı. Sporcu olmayan idarecilerimizin pek kıymetli emekleri, mali ve manevi katkıları, olağanüstü fedakârlıklarını hiç bir şeye değişemeyiz. Fenerbahçe'nin başarıları, onların sporcu arkadaşlarıyla uyum içinde ortaya koydukları paha biçilmez ve sporcularımızın başarıları, ancak onlarla birlikte anlam ifade eder.

Doğaldır ki, başarı veya başarısızlıklar sadece Fenerbahçeli sporcuların yönetimlerde aldıkları paya bağlanamaz. Yarışmalarda spor dışı, sosyal, siyasal ve mali bir çok etmen sonuçlara etki eder, sportif verimlilik ve üretkenlikten sonra.

İngilizler'in tanımıyla 'Spor'; "Eğlenmek maksadıyla veya bir iş olarak yapılan, fiziki güç harcamasıyla birlikte yetenek gerektiren, kurallara göre oynanan veya yapılan bir oyun, yarışma veya faaliyettir...) (4)

Zaman her konuda değişim gerektirmekte olsa da, sporun temel özellikleri asla değişmez. Spor camialarında sportif kültürün başrolde olması gibi...

Çok moda deyimlerle 'endüstriyel futbol', 'bilgi ve iletişim dünyasındaki gelişmeler' ve bu kısa çalışmada yer veremeyeceğimiz bir çok 'moda/trend'lere bel bağlayıp, kendi 'öz kültür ve kaynaklarımıza' gözlerimizi kapayamayız. 

Sonunda yukarıda belirttiğim gibi, spor bedeni olarak yapılan bir faaliyettir, masa başı etkinliği değildir ve kendi kuralları, tarihi ve yarattığı kültür ve spor kurumları/camiaları vardır. 

Yönetim kurullarını salt iş insanları ve yöneticileriyle doldurmak yerine; bu kurullarda bir yanda sporcular ve spor idarecileri görevlendirilmeli, iş insanları ile spor insanları arasında birlikte çalışma imkânları yaratılmalı ve bu iki alem arasındaki uyum ve insicam (bağdaşım) özenle gözlenmelidir.  

Bu şekilde Fenerbahçe tarihine, ülkü ve geleneklerine uyumlu bir idarecilik sergilenirken, zamanın gelişen koşullarına da daha rahat ve birlik içinde uyum sağlanacaktır. Bu birliktelik ve insicam ile yani iş dünyasının birikimleri ve Fenerbahçe'nin kültür ve sportif birikimleri birleşince, Fenerbahçe'ye sağlıklı ve tutarlı bir düzlemde yön verilir. 'Fenerbahçelilik ruhu' bu şekilde pekişir, Fenerbahçe Kurumu yarına güvenle bakar. İlk 75 yılımızdaki başarı tablomuz, bunun en iyi örneğidir.

Başarıların sayısı, Fenerbahçe'nin öz kaynaklarından akacak yeni nesil yöneticilerin daha çok devreye girmesiyle artacaktır.

'Fenerbahçe Pınarı'nı yani 'ÖzFenerbahçe'yi' (5) kurutmamak camiamızın önceliği olmalıdır.

Notlar:

(1) Terk edilmiş manalar cenneti... Roman... Melih Esen Cengiz... (2014)

(2) Bu kısa çalışma, mevcut yönetimimizi kapsamamaktadır. 1907-2018 arası görev yapmış yönetim kurulu listeleri taranmış ve Fenerbahçe'ye sporcu olarak hizmet edenler işaretlenmiştir. Listeler için Sayın Müzdat Dağlaroğlu ve Sayın Murat Yosmaoğlu'ndan destek alınmıştır. Temel listeler Sayın Alp Bacıoğlu'ndan temin edilmiştir. 

(3) Diğer spor dallarında verilerin eksik olması ve faaliyetlerin bir asır içinde kesintiler yaşaması nedeniyle sadece futbol dalı ele alınmıştır.

(4) Cambridge Sözlüğü...

(5) Kırklı-Ellili yıllarda Cihat Arman ve arkadaşlarının çıkardığı efsane dergi...


YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.