Kafaları karıştıran galibiyet

18 Ekim 2019, Cuma 00:10 Son Güncelleme: 18 Ekim 2019, Cuma 00:11
- A +

Fenerbahçe Beko, THY EuroLeague'de bu sezon kendi seyircisi önünde Baskonia karşısında ilk galibiyetini aldı. Bu mücadeleyi 3 perde halinde incelemek lazım. Nasıl ki bir kompozisyon yazmak 3 bölümden oluşuyorsa, maçın hikayesi de aynı düzende ilerledi.

1-Başlangıç (Fenerbahçe Beko'nun guard rotasyon karmaşası)

Fenerbahçe Beko'nun bu sezon en büyük sorunlarından biri guard rotasyonunda istediği yaratıcılığı yakalayamamış olması. Sloukas, Westermann ve Bobby Dixon 3'lüsünden bir türlü istediği verimi alamayan Obradovic'in hala bir arayış içinde olduğu kesin. Sırp Coach'un oyun formasyonunda önemli bir işleve sahip olan kısa rotasyonu yaratıcılık olmadığında tam bir facia ile sonuçlanabiliyor. Özellikle top kayıplarının fazlalığı ve son karar verememe, maç içinde dengeleri etkileyen kısım oluyor. Tabi Bobby Dixon'a ayrı bir parantez açmak lazım. Boyundan büyük işleri her zaman seven tecrübeli isim, Westermann 5 faulle kenara gelmeseydi yine dışarıda kalan isim olacaktı. Neyseki hakemlerin saçma kararları da oyunun dengesine etken oldu. Yalnız Obra'nın bir an önce bunu çözüme kavuşturması ve guardları oyunun içine daha fazla sokması gerekiyor.

2- Gelişme (Taraftarlar)

Fenerbahçe'nin iç sahada nasıl coşkulu bir seyicisi olduğu her zaman bilinir. Basketbolu bilen ve takımını galibiyete sürükleyen bir ruh hali içindedirler. Ancak bugün Sarı Lacivertli taraftarlar 2 yenilgi sonrası bir tiyatro sahnesinde sahnelenen oyunu izlemeye gelmiş gibilerdi. Hakemlerin verdikleri kararlarda değişikliğe gitmesine neden olan grup, adeta kötü adamın başına neler gelecek tadında bir maç izlediler. Oyunda rakibi abluka altına alan uğultu bile son çeyrek dışında hiç duyulmadı. Jan Vesely devreye girdiği anlar dışında coşku tamamen sınıfta kalır düzeydeydi. Evet maçlar sahada kazanılır ama basketbolda salonların en büyük artıları taraftarların oyunun içinde olmalarıdır.

3-Sonuç (Nando De Colo)

Fenerbahçe Beko, Ekpe Udoh ve Bogdan Bogdanovic'in ardından aradığı Süperyıldızını en sonunda buldu. Fransız sanatçı Germain Fabius Brest'in resimleri gibi öyle bir tablo çizdi ki yorumlarken hiçbir taraftar zorlanmadı. Sadece tek isim söyledier. Nando De Colo... Yaptığı asistler, en kritik anda ortaya çıkan şut hakimiyeti, gününde olduğunda durdurulamayan bir yapıya dönüşmesi vb. bir sürü özelliğini sayabiliriz. Ancak bugün sahada farklı bir özelliği daha vardı. Taraftara bana beste yapın ben geliyorum diye gözdağı verdi. Rekor kırmak her oyuncu için özeldir ama Baskonia'nın ikili baskısında ara sıra yaptığı top kayıpları haricinde bütün topları olumlu kullanan De Colo rakibe dehşet saçtı demek abes olmayacaktır. Karışıklık içindeki bir Fenerbahçe'yi yeniden aydınlığa taşıdı ve takım arkadaşlarına 'Beyler uyanın EuroLeague'deyiz' dedi.

Zor oldu ama Fenerbahçe sonucu almayı başardı. Bu Sarı Lacivertli oyuncuların üstündeki stresi bir nebze de olsa alacaktır. Tek ihtiyaç dış sahada gelecek bir galibiyet olacak. Eksik alan ise Vesely hala tam değil. Eğer oturursa ve eski şovlarını bize kanıtlarsa Fenerbahçe yeniden Final Four'daki yerini alacaktır. Ancak bu oyun şu an için yeterli değil. 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...