Hep yalnız yürüyeceksin!

15 Şubat 2009, Pazar 04:30
- A +

Palavralara, üst perdeden atmalara aldanmayacaksın. Bu ülkede taraftar dediğin, ezici çoğunlukla başarıyı ve kazanmayı sever. Tribünlerden gelen şarkılara, nağmelere inanmayacaksın.
O kadar işte... Zor günde, şartlardan ve durumdan bağımsız olarak kulübünü sevenler sadece bu maçta tribünlerde olanların sayısı kadar.
Toplasan bir avuç ama bu kadarı yeter de artar. Diğerleri zaten başka tribünlerden daha gaddar ve acımasız; safdışı bırakılması gereken asıl rakibin. 100 yılı aştı yapayalnız yolculuğun ve kimbilir daha kaç asır hep yalnız yürüyeceksin. İşte ‘Sevgililer Günü’ özeti.
Kaptan’ın sihir defteri ‘hat trick’ yazmış, Semih ve Lugano, Güiza’ya manifesto koymuş, Deivid iğne deliğinden güdümlü füze geçirmiş, takım ilk kez neşeli ve coşkulu oynamış. Onların umurunda mı? Onlar sen yenil de tempo tutsunlar diye bekleşiyorlar. Tuttuklarını öne sürdükleri takımı ve bütünüyle taraftarlığı aşağılamaktan haz alıyorlar sadece. İnfazlarla, linçlerle beslenip büyüyorlar. Acıyı utanca dönüştüren ve gülünçleştiren zavallılar.
Bu takımın en ciddi sorunu ağır tahribat almış özgüveni ve bilinç kaybıydı sezon başından beri. İlk kez kendilerini hatırlayıp, geçen yıldan ‘nostaljik’ esintiler sergilediler. Ve maç 4 dakikada koptu.
Yoksa ‘mayıncı’ nöbetçileri vardı ‘kara gün bekçileri’nin illa ki! Gereğini yapmak için bekliyorlardı gene.. Zemin uyur, balçık uyur, Kadıköy uyur onlar uyumaz. Fazla lafa gerek yok; “üç üç üç” sesleri yoktu dün Kadıköy’de, çünkü golleri atan Fenerbahçe’ydi!

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.