Darağacında olsak bile...

17 Şubat 2009, Salı 04:30
- A +

“Hep yalnız yürüyeceksin’ diye yazdık ya, bazıları ciddi ciddi gücenmiş. Alınması gerekenler değil de alınmaması gerekenler gücenmiş hem de.

Kurnaz kalemler tribünlere oynar. Hep onların egolarını okşar, kalabalıkların köçekliğini yapar. Çünkü yönetimler gelir ve geçer. Çoğunluğa oynamak ikbal ve istikbal garantisidir. Bu hesabı çok iyi yaparlar. Bakın, ‘kurnaz’ diyorum, zeki ya da akıllı değil. Çünkü kurnazlık aklın yozlaşması, zekânın da kötüye kullanılmasıdır. 

Taraftar medeni ölçülerde her türlü protestoyu yapar, yapacaktır ve yapmalıdır. En doğal hakkıdır. Ancak bu, yakarak, yıkarak, yok ederek, kendini ve kulübünü rakipler nezdinde gülünç, utanç verici ve aşağılayıcı durumlara düşürerek olmaz.
Takımın mağlupken, “üç, üç, üç’ diye tempo tutarak da olmaz. ‘Bizi Yıldıvamazsın’ gibi düşük profilli pankart açarak da olmaz. Fenerbahçe’nin taban tabana zıt taraftar profilleri var. Sokaktakilere ve il dışındakilere ‘seyirci’ diye alaycı şekilde dudak büken, tepeden bakan tribün gruplarının da söylemleri ile eylemleri arasında ağır çelişkiler var.
‘Tek tip’ taraftarlık modeli dayatıldığını iddia edenler, asıl tribünlerde tek tip taraftarlığı dayatanlardır. Bunlar yönetimlerden ve futbolculardan diyet, diğer taraftarlardan da koşulsuz ‘biat’ isterler. ‘Derin Fenerbahçe’ olarak, kendilerini kulübün sahibi zannederler. Tahammül sınırını zorlayan bir tahakküm isteği. 

Birbirine taban tabana zıt zihniyetli iki farklı tribün oluşumu, Aziz Yıldırım nefreti ve Tahir Abi sevgisini harmanlayıp yönetime karşı ittifak cephesi açtılar sezon başından bu yana... Düne kadar yönetimi bir tribün grubunu desteklediği ve onlara rant sağladığı için topa tutanlar, şimdi onlarla kolkola yönetime karşı savaş halinde...
Bugün tribünlerde yaşanan, azınlık diktasıdır. Kulübün taraftar sayısı dikkate alındığında azınlığın azınlığı bile olamazlar.
Literatüre geçen “Sandıkta görüşürüz Mesut Bey!” pankartını açanlarla, niçin açıldığı bilinen  “Adam gibi adam R.Tayyip Erdoğan” ve “Kadıköy’e Fenerbahçeli Başkan” pankartını tutanlar aynı saftadır artık. 

Takım galip ya da şampiyon olduğunda ‘bizim sayemizde’ diye böbürlenip, tam tersi olduğunda kendisine en küçük pay çıkarmadan infaz mangasına dönüşen çarpık mantık. ‘Ruh’ ile var edileni, ‘yuh’ ile yok etmeye çalışan vandal anlayış.
“Hep yalnız yürüyeceksin” derken aslında çok iyimser yaklaşmıştım. Doğrusu “Hep camiana, taraftarına ve kendine rağmen yürüyeceksin!” olmalıydı. Yalnızlık daha kolay ve gururlu bir yol.
Mustafa Kemal, özenle gizlenen Bursa Nutku’nda ne demişti; “Aslolan iç cephedir!”

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.