MENÜ

Aynı nakarat

10 Kasım 2010, Çarşamba 04:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 22:29
- A +

Mesele mağlup olmak değil. Mesele farklı yenilmek de değil. Mesele 45 dakikada 4 gol yiyen bir takım olmak. Attığın zaman bu zaafın üstü örtülüyor ama atamadığın zaman da her maçta farklı yenilme riskiyle baş başasın.

Bu mağlubiyete rağmen Aykut Hoca’nın rotasyon kararlılığı ve cesaretini kutlamak lazım. Aslında kupa kulvarında taviz vermeden, hep böyle yürümeli.. “Yedeklerin kadar takımsın ve onlar kadar güçlüsün” gerçeğini hiç unutturmamalı.

Yobo, sancıları dindiren rahatlatıcı ilaç gibi Fenerbahçe’de... Her şeyi O’na havale edip gevşeyenlerde asıl tuhaflık. Ara transferde orta sahaya kalıcı bir operasyon şart. Eğer Aykut Hoca’nın “iki yabancı” açıklaması sözde kalırsa, şimdiden geçmiş olsun.

İlk yarıda oyunun kontrolü hep İstanbul ekibindeydi. Ayağa pas talimatını ısrarla ve yardımlaşarak yapmaya çalıştılar. Stoch’un bitirici pasında, Semih de bitirici yerdeydi. Direğe takılan pozisyonda Santos’un alışı ve getirişi ile Stoch’un vuruşu muhteşemdi.

Sestak’ın kaleyi sıyıran vuruşu Fenerbahçe adına bir gaflet, Güven’in parmak ucu-direk yardımıyla bertaraf edilen akıllı vuruşu ise şans anıydı.

Bildik tanıdık sakatlık ikinci yarının hemen başında nüksetti. Önce beraberlik golü ikram edildi. Sonra tamamen teslim oldu. O golde Rajnoch’un elini kolunu sallaya sallaya kaç metre yürüdüğünü Fenerbahçeli futbolculara döne döne izletmeli.. Sestak ile gelen galibiyet golünün hazırlık aşamasına ve son vuruşuna şapka çıkarılır. Sonrası zaten istatistik.

Ümit Özat ve talebelerinden aynı hırs, istek ve sertliği “kardeş takım” ile oynadıkları maçlarda da beklemek fazla mı hayalcilik olur?

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...