Atak yarışı ve eşit oyun

03 Ekim 2016, Pazartesi 02:30
- A +
Takımlarımızın ısınmalarında ve maç başlangıcında bir önceki maçın skorunun etkilerini fazlasıyla gözlemleyebilirsiniz. Bir önceki maçta kaybedenler kararlı ve hırslı, kazananlarsa nispeten rahat olurlar. Hele Avrupa maçları sonrasında bu daha barizdir. Namağlup ünvanını kaybeden Osmanlıspor ve uzun zamandır yenilmeyen Feyonoord’u dize getiren Fenerbahçe’nin halet-i ruhiyesi tam da beklediğimiz gibiydi. Fenerbahçe’nin maça başlaması için gol yemesi gerekti. Van Der Wiel ve Hasan Ali’nin yokluğunda Kanarya’nın defansif zaafları daha da bariz hale gelince golün gelmesi de zaten gecikmedi. Lakin sorun değil. Zira, Fenerbahçe’de skoru en azından eşitleyecek ofansif güç fazlasıyla mevcut.

Yakalanması kaçınılmaz

Volkan içeri kat ettiğinde İsmail bindirmekte gecikmiyor. Diğer kanatta Sow zaten tam bir kanat oyuncusu değil. Gol arayan gezginliği onu mevkisiz kılıyor. Dolayısıyla Şener’in önünde atağa çıkabileceği koca bir boşluk var. Advocaat’ın, Robin van Persie hamlesiyle Fenerbahçe daha da atak. Tabii ki risk de var. Böyle ofansif bir kadronun defansta eksik yakalanması kaçınılmaz. Maç da doğal olarak bir karşılıklı atak yarışına dönüştü. 

Katkı sağlayamadılar

Lens’in yokluğu Fenerbahçe’yi, en çok da Emenike’yi etkiliyor. ™ut gibi ortaları, adam geçmedeki becerisi ve duran toplardaki ba∫arısıyla Lens, Fenerbahçe forvetinin yarısı oldu. Diğer yarısı o tadı vermiyor. Oyunda kaldığı sürede Ozan ve De Souza bu maçta öne katkı sağlayamadı. Sebebi rakip orta sahada Musa ve Mehmet’in varlığı. Bu iki oyuncu bölgelerini hiç terk etmeyerek rakibin oyunu ele geçirmesine müsade etmiyor. Bitmez tükenmez enerjisiyle Musa’nın bir de hücuma desteği var. Osmanlıspor’un ba∫arısında bu ikilinin etkisi büyük. Doğru yönetildikleri de gün gibi ortada. Türk futbolunun büyüklerinden olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar.
YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...