TRT ve canlı yayın

30 Ocak 2010, Cumartesi 04:30
- A +

Önce şunun altını çizelim: TRT, yasada yazılanın aksine, özerk bir kurum değildir. Siyasilerce her daim, iktidar gücü  silahı olarak kullanılmıştır. Son dönem işin suyu çıkarılmıştır. Dolayısıyla, övgüde ve yergide tek muhatabın kurum yönetimi olduğu yanılgısına düşmemek gerek.

Gelelim, son yayın fiyaskosuna: TRT, Galatasaray-Ankaragücü maçını TRT 1, Trabzonspor-Orduspor maçınıysa TRT 3’de yayınlamayı planlamış ve Futbol Federasyonu’na bildirmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çalışmaları nedeniyle de maçları 20.30’a aldırmış.

Tam bir yayıncılık faciası
Şu nokta önemli: TBMM, yayın günü 18.30’da oturumun 20.00’ye kadar bitmeyeceğini TRT’ye bildirmiş. Yani maçı bir başka kanala aktarmak için 2 saat zamanı olmasına rağmen, Haber Dairesi-Yayın Planlama arasındaki koordinasyonsuzluk nedeniyle bu gerçekleşmemiş. İki kanala, farklı tarifeyle reklam alınmış. Bu yüzden de maç TRT 1’den dönüşümlü yayınlanamamış. Trabzonspor’un penaltı atışı, saçma bir kararla diğer maç bölünerek ekrana verilmiş. Tepkiler üzerine, bir yayıncılık faciası denebilecek kararla maçın son 25 dakikası TRT 4’ten yayınlanmış.

Demek hiç ‘B’ planı yokmuş...
Verilen kararların hepsi yanlış, şöyle ki: Meclis yayını kesilemiyor. Ancak uyarmış, maç başka kanala aktarılıp seyirciye duyurulabilir ve yönlendirilebilirdi. Meclis’teki oturumların uzama ihtimali her zaman vardır. B Planı yoktu.

Hadi kadroların koordinasyonsuzluğu ve iş bilmezliği nedeniyle yayınlanmama kararı alındı. İlgisiz maçın penaltı pozisyonunun, yayınlanan maçın içinde ne işi var?

Mademki bir karar alındı, arkasında durulur, uygun olunca TRT 1 ya da TRT 3’ten banttan verilebilirdi. Bunun yerine maçın son 25 dakikasının bilinmeyen bir kanala aktarılması komiktir.

Ya Fener ve Cim Bom’a olsaydı!
Neresinden bakılırsa, yayıncılık adına ortada tam bir fiyasko vardır ve nedeni de, muhtemelen yayıncılıktan anlamayan kadroların kararlarıdır. Sorun budur, bu kadroların şansızlığı, olayın Trabzonspor taraftarını mağdur etmesidir. Yoksa bu kadar ses çıkmazdı. Ama bir de Fenerbahçe veya Galatasaray’a denk düşseydi bu fiyasko! Allah korumuş onları!

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...