Transfer dayanışması!

01 Haziran 2006, Perşembe 04:30
- A +
Dedi ki Önal: “Son genel kurulda başkan adayı olarak söz aldığımda, transfer konusunda çok titiz ve geniş kapsamlı bir çalışma yaptığımızı, 4 futbolcuyla da yarın sözleşme imzalama aşamasına geldiğimizi söyledim. Bilindiği gibi seçimi kaybettik. Ama seçimi kazanan arkadaşlardan hiç kimse gelip de bana, ‘Sayın Önal, konuşmanızda ciddi miydiniz? Ciddiyseniz eğer bu isimleri bize verebilir misiniz, bir de biz araştırıp görüşelim’ demedi. Ben Trabzonsporlu’yum, bunu onlardan esirgeyecek halim yoktu.” O Günkü genel kurulda başkanın yokluğu, teknik direktör ve transferdeki gelişmelerin gölgesinde kaldı bu anekdot. Geçtik bunu, Önal’a sormadılar, gerek duymadılar diyelim. Önal gidip kendisi verebilirdi, “Yani koca yönetici ayağına mı gelecekti!” diye de eleştirelim. Ama gidip kendisi veren oldu da ne oldu bakınız: O genel kurul öncesinde Nuri Albayrak cephesinin ısrarlı Asbaşkanlık tekliflerini reddedip, kendi adaylığından da vazgeçen eski Genel Kaptanlardan Hayrettin Hacısalihoğlu, adaylığının söz konusu olduğu süreçte tamamı kendi ülkelerinin milli takımlarında ve Avrupa’nın önemli takımlarında direk oynayan toplam acil ihtiyaç duyulan mevkiler için 4 oyuncuyla prensip anlaşması yaptı. Adaylıktan vazgeçince de çalışmalarını bir başka aday Özkan Sümer’e anlattı. Genel kurul sonrası ise seçimi kazanan ekibe bilgileri verdi. Menajerleri, fiyatları, olası anlaşma koşulları falan. Bütün bunların hiç biri dikkate alınmadı. Gidildi, bugün gönderilmesi için formül aranan Djokaj’a o kadar para verildi. Hacısalihoğlu’nun listesindeki bir milli kaleci dururken, aynı maliyetle Ahmet Şahin alındı. Geç kalınmışlığın neden olduğu aceleciliğin ve de panik ortamının doğal sonucu olan daha birkaç ay önceki Thomas Jun gerçeği ortadayken. Sebatspor’dan Ergin Keleş ve Ali Güzeldal, bu takımın küme düşme tehlikesine karşın alınarak kulübeye mahkum edildi. Trabzonspor’da nedense yönetim kademesine gelenler her şeyin en iyisini kendileri biliyorlar. -İstisnalar kaideyi bozmaz!- Bu örneklerden anlaşılacağı üzere bu yönetimde söz konusu hastalık hayli fazla düzeyde. Paralı, iki rakip listenin aldığı oydan daha fazla oy almış mağrur bir liste. Ne yani, muhalefetin çalışmalarına mı kalmışlar ki, di mi? Bir Rus Atasözü vardır: İnsanı elbisesine göre karşılar, bilgisine göre uğurlarlar! Sakın unutmayın.
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.