Futbol yoğunlaşınca

21 Aralık 2008, Pazar 04:30
- A +

Gol olsaydı, üzerinde çok büyük tartışmalar olurdu, “Burası Türkiye sesi gür çıkan hak etmediği şeyleri alabiliyor, burada böyle” diye... Gerçi tümden yanlış da değildi hani. Nitekim, son bir haftada kopan fırtınalar nedeniyle orta alandaki basit faul düdükleri bile mercek altına alınan Fırat Aydınus’un penaltı kararı, beyaz noktayı gösterdiği andan itibaren ‘anlamlı’ bakışmalara bu yüzden neden oldu. Buna, “Trabzon bu penaltıyla ilgili de bağırsın bakalım!” diyenler de olacaktır. Karşı taraftan, “Trabzon’un buna ihtiyacı yok!” diye tepki verenler de.
Ama Yattara, çok kötü vuruşla olası atışmalara, baştan noktayı koydu: “Adalet yerini buldu...”
Ortam gergindi. Bursa’daki yan hakemin kalkmayan bayrağı Trabzonspor- Federasyon çatışmasına neden oldu, arada Fırat Aydınus ezildi. Herkes futbolu bıraktı, saha dışına yoğunlaştı. Haklı olan haklı kalamadı, Rıza Çalımbay bile, “Şöyle oynayacağız” falan demedi maçtan önce, “Bize bedel ödetilmez umarım” şeklindeki veciz sözüyle krizden nemalanmayı denedi.
Eskişehirspor’un kontra çıkışlı Anderson’la şık golü sonrasında da malum tepkilerini sürdürürken, penaltıyla ‘gazı alınan’ tribünlerin bu kez takıma desteğiyle Trabzonspor futbola daha çok yoğunlaştı ve maç keyif vermeye başladı. Eşitlik golü de gecikmedi doğal olarak. Öndeyken, maçın daha başında zamana oynayan Eskişehirspor da 1-1’den sonra kontrollü de olsa golü düşününce futbolun kalitesi ve heyecan arttı. 60’dan sonra Trabzonspor öyle bir baskı kurdu ki, direk-kaleci-savunma derken, bunun karşısında durmak zor olurdu. Eskişehirspor da duramadı ve Gökhan, beklenen patlamayı yaptı, fazlasını kaçırdı.
Aydınus’ta kasıt arayanlara: Tayfun’un iki sarısı da doğruydu... 

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.