MENÜ

Engin ve Pino...

08 Kasım 2010, Pazartesi 04:30 Son Güncelleme: 31 Mayıs 2018, Perşembe 20:54
- A +

Trabzon, Galatasaray’ı az adamla yakaladığı anlarda pozisyon üretebilecek çok basit hareketleri tam 4 kez yapamadı ilk yarıda. Engin ve Burak rakip atakların dönüşünde buluştukları topları uygun kullanabilseler, birer kez kendileri ve Umut bunlarda gol şansını yakalayabilecekti. “Trabzon’un çabuk çıkışları” derken, Galatasaray’ın oyunu rakip yarı alana yıktığı, topun sürekli bu bölgede olduğu filan söz konusu değildi. Cim Bom kapandığı anlarda Trabzon her nedense rakip savunmayı, kanatları kullanarak değil, göbekten delmeye çalıştı. Böylece çok top kaybı yaptı ve rakip ataklara zemin hazırladı. Bütün bunlara karşın ilk yarıda “aman aman” dedirtecek tek pozisyon da maçın başında Jaja ile oldu, o kadar. Liderliğe yükselme şansı yanı sıra, böylece “ezeli rakiplerinin tümüne üstünlük sağlama payesi” de alacak olmanın hırsı ve arzusuyla Trabzon, 2. yarıya Gençlerbirliği maçının 2. yarısındaki gibi başladı. Birkaç dakikaya kıl payı kaçan 2 pozisyon sığdırdı: Jaja’nın direği sıyıran plasesi, Serkan’ın ortasına Umut ve Burak dokunamaması!

Engin ve Jaja’nın oyuna ağırlıklarını koyduğu bu dönemde baskıyı kırmanın yolunu orta alanda “savaşçı” arayışıyla çözmeye çalışan Hagi, Cana-Barış değişikliğiyle ilk fiili müdahaleyi yaptı. Sonra da durgun Misimoviç’in yerine Kewell’ı aldı. Denge sağlandı ve sıra Güneş’e geçti. Patlama beklediği Yattara’yı böyle bir anda sahaya sürdü.

Ama Gineli’nin böyle bir niyeti yoktu. Nitekim maça damgasını bu müdahaleler değil, Engin’in insanüstü deparıyla yoktan var ettiği pozisyonla gelen Umut golü ve 2 dakika sonra Pino’nun boş kaleye gönderebileceği topu ıskalaması vurdu. Trabzon, bu galibiyeti hak etti, liderliği de... Her maçın skoru bir sonraki maçı önemli kılar. Şimdi Bursa’daki müthiş finali düşünün!

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...