Sokağın sesi!
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Avrupa Ligi yolundaki yürüyüşlerinin sondan bir önceki adımını Kadıköy Tarihi Çarşı’daki sayısız sokak barlarının birinde izledim. Sıra sıra dizilmiş işletmelerin bazıları Sarı-Kırmızılılar’ın, biraz daha fazlası ise Sarı-Lacivertliler’in maçını mönülerine koymuştu. Her atılan golden sonra yükselen sesler, oynanan futboldan ‘azınlığın’ memnun ve umutlu olduğunun belgesiydi. ‘Çoğunluk’ da mutluydu belki, ama sadece skordan! Bir başına bu bile, Türkiye’deki taraftarın artık takımından nasıl bir futbol istediğinin göstergesi sayılmalı ve kulüp yönetimleri bundan sonraki adımlarını ona göre atmalı, yani salt sonuç almaya dayalı değil, göze hoş gelen hücum futboluna doğru.
Değişik nedenlerden ötürü ülkemize gelen ünlü futbolcular ya son bir transfer yapıp yüklüce para kaldırmayı hedefliyor ya da buraları rehabilitasyon merkezi olarak kullanıyor. Hagi, Anelka, Baros, Kewell, Andersson, Hooijdonk, Taffarel, Popescu, Ortega, Carlos vb gibi... Dikkat edin, havasından suyundan değil, ortamdan ve işte futbola bu bakışından ötürü Galatasaray bunlarla ikinci bahar yaşarken, Fenerbahçe’nin payına düşen çoğunlukla baharın hazan tarafı oluyor! Gol kralı Baros’a, yüzünde güller açan Kewell’a şimdi de Keita katıldı. Çok yakında Elano da bu kervana dahil olacak. Lincoln gibi istisnalara da rastlanacak mutlaka, ama tedavinin başarıya ulaşabilmesi için önce ‘hasta’nın bunu kendisinin istemesi gerekiyor!
Haberin Devamı ›
Rijkaard ile yeniden hayat bulan Sarı-Kırmızılı ekip, 2000’deki taçlanma ile sonuçlanan maratonun sinyallerini veriyor. 4-3-3’ün hücum yönü uygulamasında şimdilik sorun gözükmüyor. Önde basan, güçlü, organize ve kondisyonlu takımlar karşısında da mutlaka bir şekilde gol ve goller bulurlar. Ancak takım savunmasında hâlâ eksikler gözleniyor. Zaten sistemin en meşakkatli yönü de burası... Onu da layıkıyla yerine getirdiklerinde, çekirdek çitleyerek keyifle izleyeceğiniz nice 90 dakikalar sizleri bekliyor demektir. Ama bunun için biraz daha zamana ihtiyaç var. Kayseri sınavı, eksikleri görebilmek açısından iyi bir test olacaktır.
Haberin Devamı ›
Rotasyonun ağa babası
Rijkaard’ın Denizlispor maçında gerçekleştirdiği ‘savunmadaki çoklu ve blok rotasyonu’ bazı taşları yerinden oynattı, ezberleri bozdu. Bu hamle karşısında anlı-şanlı futbol ulemalarımızın bile ağzı bir karış açık kaldı. Geçen hafta başındaki yazımda, “Her kafadan farklı bir Galatasaray 11’i çıkıyor. İlk sendelemede ‘O oynar mı, bununla niye başlamadın’ gibisinden ahkam kesmeler başlayacaktır. Ancak şu unutulmamalı, birbirine yakın değerde futbolculardan oluşan ve çok kulvarda iddialı takımlar rotasyona ihtiyaç duyarlar. Belki de her maç farklı bir 11 izleyeceğiz” görüşünü dile getirdiğim için ben bu uygulamaya şaşırmadım, çünkü olması gereken bu, yani her futbolcunun en üst düzeyde takıma katkı sağlaması.
Peşin satan market sahibi!
Hani bazı işletmelerin duvarında asılı bir resim vardır, bir yanda sadece peşin satış yapan keyfi yerinde market sahibi, diğer yanda veresiye veren bakkalın içler acısı halini gösterir! Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat’ın duruşu ise şu günlerde tam bunların bir karışımı... Bir yandan veresiye alımlar yapıyor, diğer yandan borçsuz, hatta ekonomik yönden geleceği garanti altındaymışçasına tribünde keyif çatıyor. Hak etmiyor da değil hani... Yapılan böylesine ‘cuk’ transferler sonrasında takım iyi başlayınca ve en önemlisi de Avrupa Ligi’ni neredeyse garantileyince bir dönem daha başkanlığı neredeyse garantiledi. Üstelik taraftar desteği de en üst düzeyde. Ne diyelim, daim olsun sayın Başkan!
Haberin Devamı ›
İştahın böylesi
Transfer edildiği günlerde ‘başına buyruk, sorunlu’ denilen Abdul Kader Keita, sürati, iştahı, dayanıklılığı ve uyumu ile parmak ısırtmaya başladı. Ancak aşırı oynama iştahı nedeniyle zaman zaman takımın düzenini bozduğu da bir gerçek. Topla fazla oyalanması ve kaptırdığı toplar baş ağrısı yaratabilir. Arkasında barikat örmek şart!
İşte gerçek Arda bu
Dikkat ettiniz mi, inisiyatif alan isim sayısı arttıkça Arda’nın üzerindeki psikolojik ve fiziksel yük azalmaya başladı. Kaptan, artık oyunun her bölümünde ve alanında sazı eline almak için çırpınmıyor, gereken yerde/zamanda ortaya çıkıp işi bitiriyor. Rakipler için öldürücü darbeler indirirken, savunmaya da daha fazla katkı sağlıyor.