Sarı-Kırmızısı fazla kaçtı biraz

01 Mayıs 2006, Pazartesi 04:30
- A +
En başta, sezon boyunca bir çok sorunla uğraşıp hala rakibi ile puan puana yarışı sürdüren futbolcuların emeklerine ihanettir aksini düşünmek... Futbolda hiçbir maçın oynanmadan kazanılamayacağı gerçeği ile ters düşer sonra... Fenerbahçe’nin önümüzdeki hafta seyircisinden yoksun olarak ağırlayacağı Erciyesspor’un, özellikle sezonun ilk yarısında ulaştığı performansı ve sahaya yansıttığı pozitif futbolu görmezden gelmektir aynı zamanda... Fikstüre ve puan durumuna baktığınızda, güçlü bir kadro yapısına sahip Denizlispor’un Süper Lig’de tutunabilmek için son hafta konuk edeceği Fenerbahçe’yi mutlaka yenmesi gerektiğini ıskalamaktır. Sarı-Kırmızılı taraftarların, geç de olsa takımına sahip çıkmak için tribünlere koşma hevesini kırmaktır. En önemlisi de insanın doğasına aykırıdır. *** Üstelik yarıştığın rakip bir eli yağda, bir eli balda ‘güllük gülistanlık’ geçirirken koca bir sezonu, sen yokluklar için çırpınıp, tırnaklarınla gelmişsen buraya kadar... Rakibinin teknik adamı, Anelka-Mehmet Yozgatlı, Anelka-Nobre, Servet-Önder tercihlerine sahipken, her maçta oynattıkları yıldızların haricinde; senin Gerets’in doğru ya da yanlışlarını Ergün-Ferhat, Cihan-Uğur Uçar, Volkan-Saidou ikilileri arasında yapmak zorunda bırakılmışsa çaresizce... Rakibinin yabancıları Anelka, Alex, Luciano, Aurelio, Appiah, Nobre iken; seninkiler Mondragon, Song, Tomas hariç 17’lik gençlerin yedeği kalabiliyorsa sık sık... Ve de üstelik, kazanmak için her yolun mübah sayıldığı yarışta, rakibini sadece kendi taraftarları, seni ise kalan 17 takıma gönül vermiş herkes saygı duyarak destekliyorsa, hakkını teslim ediyorsa mütevazılığının; Umut et ey Galatasaraylı... Hem akıl bunu gerektiriyor, hem vicdanlar... *** Ve işte bunun içindir ki, hemen bugünden itibaren bayraklarla donatın dört bir yanı inadına! Çünkü naftalin kokusu değil bu sezondan geriye kalması gereken o renklere... Aksine herkes sormalı yarın, “Rakamlar Sarı-Lacivert’i gösterirken, tüm Türkiye neden Sarı-Kırmızı renklere bürünmüştü 2006’nın Mayısı’nda” diye... Çünkü yarın rakamlar ne söylerse söylesin, istatistikler ne depolarsa depolasın tozlu raflarına... Başkaları ‘züğürt tesellisi’ olarak adlandırsa da, basbas bağırıyor kör olmayan gözler, sağır olmayan kulaklar, mühür vurulmamış dudaklar, pas tutmamış vicdanlar...
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.