Helal olsun!
Haberin Devamı ›
Kanatları, bırakın oyunu rakip alana yıkmaya yardımcı olmayı, hâlâ isim olarak bile belirsizliğini koruyorsa... Orta sahası hem savunma, hem de oyun kurmak için sadece Ayhan Akman’a kalmışsa... Sağlık sorunu nedeniyle ‘yarım adam’ Harry Kewell, Ayhan Akman’la birlikte sorumluluk alan iki isimden biriyse... Savunma savunmaktan aciz, forvet top tutmayı bile beceremiyorsa... Tipik bir Bülent Uygun ürünü ‘dan-dun’ bir rakip de varsa karşında... Üstelik buna bir de berbat zemin eklenirse...
Üsteliğin de üsteliği... Trabzonspor yenilmiş... Bugün Fenerbahçe ile Beşiktaş kapışıyorsa ve biri ya da ikisi de puan/puanlar kaybedecekse... Bursaspor da, zorlu Gaziantep’te yarın sınav verecekse... Bu galibiyete şapka çıkartmak gerekir! Öp de başına koy derler adama sonuçta! Ama uslanmaz bir göze hoş gelen hücum futbolu aşığı olarak ben, bunun tartışmasız geçmişte dünyadaki sayılı temsilcilerinden olan Galatasaray’ı böylesine pozisyona girmekten bile aciz görmekten utanıyorum. Umarım utanması gerekenler de, o muhteşem ve hâlâ protesto etmeme tahammülünü gösteren taraftara layık olmak için onların binde biri kadar çabalar, hiç olmazsa bundan sonra!