Arama

Popüler aramalar

Hay şeyini şey edeyim!

Haberin Devamı

Türkçe’nin elastikiyetinden yararlanarak, hakarete teğet geçecek pek çok ağır kelime kullanmam mümkün dün akşamki ‘şey’ için! Burdaki ‘şey’, hatta ‘şeyler’ üzerine ne yazsan giderdi aslında... Giderdi de, ucu nereye varır belirsiz olduğu için, ‘es’ geçelim yine de biz pek çok ‘şey’i! Birinci goldeki ofsaytı ve kolla oynamayı, hakemin 90 dakika boyunca uyguladığı kart tercihlerini, falan, filan...

Gelelim olmayan futbola biz... Galatasaray’da, geçen hafta Sivas maçında da belirgin olarak görüldü ki, yetenek ve beyin sorunu var saha içinde... Bursa’da bir kez daha görüldü bu eksiklik. Tabii ki Arda, Baros, Kewell, Neill, Pino döndüğünde her şey farklı olacak, ama kardeşim sahaya göğsüne takarak çıktığın arma gazoz markası değil ki, köpürmesi yetsin insanlara! O formayı giyiyorsan, adam gibi oynayacaksın, işte o kadar... Kazanman kaybetmen önemli değil, ona layık olmandır aslonan!

Dün akşam Bursa’da bir şeyi bir kez daha net olarak anladım ki, bu ülkede yen de, nasıl yenersen yen. Önemli olan tek kıstas bu. O muhteşem tribün şovu eğer böylesine rezil bir 90 dakika için yapılıyorsa, bundan fazlasını beklemek safdillik olur yönetenlerden, oynayanlardan...

Sarı-Kırmızılı ekip, eksikleri dönerse dört dörtlük, belki kupada bir şeyler yapar. Şampiyonlar Ligi umudu zaten yoktu, ilk 5 de hayal oldu artık. Ama gönül istiyor ki, kazanan da futbol adına bir şeyler oynasın, kaybeden de... Futbolsever kandırılmasın artık. Futbol oynamaya niyetli olmayanlar, futbol takımı kurup, futbol ligine katılmasın, başka bir iş yapsın!

Yazarın Diğer Yazıları
Tümü