Eksik kadro, zirveden kopmadı

01 Ocak 2020, Çarşamba 06:01 Son Güncelleme: 01 Ocak 2020, Çarşamba 13:40
- A +

Fenerbahçe için 2013-2014’ten beri yaşanan şampiyonluk hasretine son vermek, bu sezonun olmazsa olmazıydı. Gerekli takviyeler yapıldı, takım sezona çok iyi girdi. Ancak sakatlıklar ve deplasman kâbusu, işleri zorlaştırdı Ersun Yanal, hiçbir maça ideal 11’iyle çıkamadı. Dış sahada sadece 3 galibiyet geldi. Yine de Beşiktaş ve Rize’den alınan 3 puan zirveye tutunulmasını sağladı. İlk yarıda ön plana çıkan isimler ise Muriç, Emre, Ozan ve Gustavo oldu. 

Fenerbahçe’de 2013-14’ten beri yaşanan şampiyonluk hasreti, bu sezonu çok daha önemli hale getirdi. Herkes, tek hedefin şampiyonluk olduğunun bilincinde sezona başladı. İlk haftalar işler yolunda da gitti. Ancak deplasman kâbusu yeniden ortaya çıktı. Ersun Yanal, sakatlıklar nedeniyle futbolcularını uzun süre gerçek mevkilerinde oynatamadı. Rotasyonlar ve sık sık yapılan deneme kadroları bir türlü başarıyı getirmedi. Bu nedenle inişli çıkış performans, takımı yarıştan kopma noktasına getirdi. Ancak geçen yıldan beri takımın arkasında kenetlenen taraftar, bu kez de devreye girdi. Hem içi saha hem de deplasman maçlarında Sarı-Lacivertli ekibin arkasında müthiş bir destek verdi.

Yarışa tutundular

Malatyaspor, Göztepe beraberliklerinin ardından gelen 3-1’lik Sivas mağlubiyeti Ersun Yanal ve ekibinin geleceğini tartışmaya açtı. Ancak Fenerbahçe’nin ve bir anlamda Yanal’ın imdadına Beşiktaş derbisi yetişti. 3-1’lik galibiyetin ardından Çaykur Rizespor karşısında zor da olsa 2-1 kazanılan deplasman maçı ilk yarıyı lider Sivasspor’un 6 puan gerisinde 4. sırada bitiren takımın, şampiyonluk yarışından kopmamasını sağladı. 

Sakatlıklar can sıktı

Geçtiğimiz sezon kırmızı kartların acısını çeken Fenerbahçe, bu sezon ise sakatlıkların kurbanı oldu. Takım içinde pek çok as oyuncunun devre dışı kalması, teknik heyetin elini kolunu bağladı. Kaleci Altay, Jailson, Gustavo, Zanka dışında hemen hemen bütün oyuncular belli dönemlerde takımdan ayrı kalınca, taşlar yerinden oynadı. Örneğin Göztepe maçı öncesi Hasan Ali’nin son anda kadrodan çıkartılması, ilk 11’de 3 kişinin pozisyonunun değişmesine neden oldu. Bir ikisi hariç sakat oyuncular ilk yarının sonunda takıma katılabildi. Bu da son iki haftada meyvesini ancak verebildi. 

Büyük maçlar kurtardı

Fenerbahçe için Başakşehir maçı, şampiyonluk yolunda ne kadar iddialı olduklarının mesajıydı. Deplasmanda alınan 2-1’lik galibiyet, tüm rakiplere gözdağı niteliği taşıyordu. Büyük rakiplerle oynanan karşılaşmalar ise kötü gidişte Sarı-Lacivertliler’in adeta kurtarıcısı oldu. Trabzonspor karşısında 1-1’lik skora rağmen ortaya konan müthiş futbol alkış aldı. Galatasaray deplasmanından golsüz beraberlikle dönen Ersun Yanal’ın öğrencileri, çok kritik bir anda Beşiktaş’ı 3-1 mağlup ederek Kadıköy’deki ezeli rakibine karşı yenilmezlik serisini 15 yıla çıkarttı. 

Emre bildiğimiz gibi

Takıma bu sezon Vedat Muriç Gustavo ve Ozan Tufan’ın dışında en büyük katkıyı takım kaptanı Emre Belözoğlu verdi. Sezon başında transfer edildiğinde, 39 yaşında olması nedeniyle, ‘Maçların belli bölümlerinde oyuna girip takımı rahatlatır’ yorumları yapılan Emre, 11’in vazgeçilmezi oldu. Kaptan, kaburgasındaki kırığa rağmen yaptığı büyük fedakârlıklarla hem takım arkadaşlarını ateşledi hem de teknik heyetle futbolcular arasında köprü oluşturup, birçok sorunun çözülmesinde başrol oynadı. 

Özlenen forvet Muriç

Sezon başında Galatasaray’ın elinden olaylı bir şekilde transferi gerçekleştirilen Vedat Muriç, ne kadar önemli bir takviye olduğunu kısa sürede gösterdi. Fenerbahçe’nin yıllardır forvetlerinde yaşadığı hayal kırıklığı, Muriç ile tarihe karıştı. Kosovalı golcü, geçtiğimiz sezonki forvetler Soldado, Slimani ve Frey’in toplam gol sayısına (10) 16. haftada Beşiktaş derbisinde ulaştı! Muriç’in gol attığı tüm maçların kazanılması ise Fenerbahçe için ilginç bir istatistik oldu. 

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...