Kötünün iyisi

14 Aralık 2008, Pazar 04:30
- A +

Yıllardır Beşiktaş, sol kanatta hep sıkıntı yaşadı. Sonra da Üzülmez’e her şeyi söylediler. Sol bek yok, sol iç yok, sol açık yok... 76. dakikada Seriç girdi, o da ne kadar akıllı transfer yapıldığının belgesi! Arkaya hiç bakmayan Denizli, geleceğe de bakmadı; Emre Özkan harcandı gitti. İnşallah Denizli’nin ayakları yere basmıştır. Bu kadar hayal sattıktan sonra dün geceki Ankaragücü’ne karşı bile sıkıntı yaşaması onu biraz kendine getirmiştir. Aslında maçtan önce her şey güzel başlamıştı. Bursa-Trabzon maçının skoru sahada oyuncuları biraz kıpırdatır düşüncesindeydim. Ama 90 dakika değil, maç 45 dakika oynandı. 46. dakikadan 90. dakikaya kadar geçen 45 dakikalık dönemi geri istiyorum. Hayatımda bu kadar sıkıntı yaşadığım inanın bir 45 dakika daha olmadı. Herkeste hata yaparım korkusu vardı.
Bu maç son 5-6 sezonun en kötü Beşiktaş tribününün önünde oynandı. Yani Beşiktaş tribünleri de dün formsuzdu. Tabii ki bir de Galatasaray maçının sıkıntısı var. Rüştü, Cisse, Toroman, Serdar Özkan ve Nobre’nin sarı kart sınırında olması ister istemez oyuncuları ikili mücadelelerden uzak tuttu. Holosko-Nobre-Delgado... Bakınca ustalar, gol ayakları. İlk 45 dakika oyun 6-0 olmalı, kaçan goller saç baş yoldurttu. Ama sadece ilk yarı olan bu.
Ve bir de benim anlamadığım olay var. O da Yunus Yıldırım’a bir şeyler söylemek istiyorum. Nobre, kafana öyle bir yerleşmiş ki, her çıktığı pozisyona, yatarak aldığı her topa faul çaldın. Ama Nobre’ye faul yapmadılar, Nobre’yi dövdüler, göz yumdun, aynı İstanbul Büyükşehir Belediye maçında olduğu gibi.
İnşallah bu skor kötü moralleri düzeltmiştir, Galatasaray maçına iyi olur ama görünen o ki eğer Denizli ayaklarını yere basmazsa orada da büyük sıkıntı yaşarız.

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.