Buyrun cenaze namazına

15 Şubat 2006, Çarşamba 04:30
- A +
İnegöl yeşillikler içinde, İstanbul’dan 2,5 en fazla 3 saat uzaklıkta. Bursa’dan Balıkesir-İzmir yönünde değil, Eskişehir-Ankara yolu üzerinde bulunan şirin bir ilçe. Her ne kadar karı ve soğuğu meşhursa da İnegöl’e giderken yol üzerinde çuvalla satılan patates, soğanların dışında şeftalileri de çok meşhurdur. İnegöl “futbol hastası” demiştik. Dağlar, taşlar, ağaçlar ve evler insan selleriyle dolu. “Futbol Aşkı” ön planda... Yuva yapmayı çok severler, göçmen halkı çoktur. Zaten futbolcu fabrikası diyoruz ya bu göçmen sporcularıyla ön plana çıkmıştır. Ev yaparlar, yuva kurarlar demiştik. Marangozları ve mobilya işçiliği ön plandadır. Türkiye’nin mobilyasının yüzde 20’si bu bölgemizden çıkar. Sadece futbolu, futbolcusu değil, sanatkarı da meşhurdur. Bir anda Süleyman Hatısaru’nun sesi kulaklarımda çınladı: “Ağabey farkında değil misin, Beşiktaş kupa maçı oynadı. İnegöl’ü mü yazacağız, Beşiktaş’ı mı?” Pardon herkesten özür dilerim. İnegöl’de Beşiktaş kupa maçı mı oynadı, kavga mı yaptı onu bilmem. Bursaspor’u, Elazığıspor’u eleyip buraya gelen bir takımı hafife almanın karşılığı bu olsa gerek. Haaaaa... Bir konu daha var. Herkes, “Beşiktaş’a niçin penaltı verilmiyor?” diye soruyor. Beşiktaş rakip ceza alanına girebilse verecekler de o ceza alanına girebilecek güç olsa! (İbrahim Üzülmez’in penaltısını saymıyorum. O da Nobre’nin Beşiktaş Şubesi!) Pardon bir şey daha var. Bu hoşuma gitti. Bobo, en azından Türkiye’deki diğer Brazilyalı (Nobre) gibi emeğe saygısızlık, hırsızlık yapmıyor, ayakları yere basıyor. Son sözüm Murat Şahin’e... Ferdi, Bursa-İnegöl sapağında, Murat kalede golü gördü! Murat silkelen biraz.
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.