1 değil 2 penaltı

11 Nisan 2010, Pazar 04:30
- A +

Düşünün; 38. dakikada Rüştü çıkıyor, tribünler ayakta; yani o ana kadar sahanın en iyisi Beşiktaş’ın kalecisi! Kağıt üzerinde Burak ve Serkan, Trabzon’un sağ tarafının en etkili ismi. Ama kağıt üzerinde kaldı. Üzülmez son haftaların en üzmeyen ismi. Hem Burak’ı hem de Serkan’ı durdurdu. O bölgenin en etkili ismiydi. Çoğu zaman ‘Uyy Bobo’ diyorduk. Ama dün bilhassa ikinci yarı ‘Ahh Bobo Ahh’ dedik. Aslında Beşiktaş’a kesinlikle galibiyet lazımdı. Golü kim atacak, ben değil herhalde. Bobo dün ceza sahası içinde olması gerekirken, hep ceza sahası dışındaydı. İlk yarının aksine neler kaçtı neler. Onun için ‘Ahh Bobo Ahh’ dedim. Ama burada da roller değişmişti. Rüştü ilk yarının, Trabzon kalecisi Onur ikinci yarının yıldızı. Aklımın almadığı bir şey var. Nüfus kağıdında T.C. yazan çocukların suçu ne? Rüştü, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman, Ekrem ve Uğur İnceman hatta sonra oyuna giren Serdar Özkan. Eğer yabancıların yaptıklarını onlar yapsaydı, Çarşı sahaya dökülmüştü.

Ve geliyorum sonuca... Yazının ana fikri burada... Herkes dün Cem Satman’a kafayı taktı. Düşünün; liglerin en masum insanı Mustafa Denizli bile çıldırdı. İlk yarıda Giray’ın, İbrahim Toraman’a yaptığı neydi? Bunu da Bünyamin Gezer’in görmesi gerekirdi. Kısacası, Beşiktaş’ın kalecilerinin yıldızlaştığı maçta, netice bu olmamalıydı. Yani penaltıları güme gitmemeliydi. Ellere var da Beşiktaş’a bu penaltılar niye çalınmaz? Yazık oldu. Hedef ne bilmem ama, beklenti kuşun kafese dönmesi!

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...