İyi gün dostları neredesiniz?

15 Şubat 2009, Pazar 04:30
- A +

Hani, tribünlerin içten söylediği bir haykırış vardı, “Yensen de, yenilsen de, taraftarın seninle. Üzüntünle, sevincinle, seninle birlikte...” Bu slogan dün Hacettepe maçında yalan oldu. Tümü, kombine karta ayrılan maraton tribünü, neredeyse tek tek sayılacak azınlıktaydı. Kale arkaları da çok zayıftı...
Tribünlerdeki bu kaçışı, öncelikle Fenerbahçeli futbolcular üzerlerine almalıdır. Çünkü, düne kadar mücadele etmeyen, futbol keyfini unutan, Sarı - Lacivert formayı yeterince terletmeyen, onlardır... Sayfaları geçmişe çevirdiğimizde, tribünlerin zor günler geçiren Fenerbahçe’yi, bu kadar yalnız bıraktığını hatırlamıyorum...
Gelelim taraftara; Fenerbahçe kötü oynayabilir, puanlar kaybedebilir, yönetim takımın toparlanması yönünde transferler yapmamış olabilir. Önemli olan bu şartlarda takıma omuz vermektir. Tepkinizi tribünlerde bulunarak gösterebilirdiniz!.. Tabi, çirkin söylemlerle değil... İspanya’da olduğu gibi, “beyaz mendil” sallayarak, mesela...
Fenerbahçeli futbolcular, ilk golde inanılmaz sevindi. Alex’in ikinci sayısı, elle bile zor atılırdı. Semih’in fırsatçılığı mükemmeldi. Deivid, öyle bir gol vuruşu yaptı ki, yazarak tarifi imkansız. Küsüp, Hacettepe maçına gelmeyenler, bu görüntülerin canlı tanığı olamadı. Sarı - Lacivertliler, zayıf Hacettepe’ye gol olup yağarken, sanki geçmiş haftaların intikamını alıyordu. 3-0’dan sonra futbolcular, işin seyirlik yanını da hatırladı. Güzel hareketlerin arkasından gelen goller, taraftarın keyfi oldu.
Hacettepe, farklı kaybetmesine rağmen, centilmence mücadele etti. Ankara ekibi, gücü yettiğince futbolun iyi yanlarına tutunmaya çalıştı...

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.