Yine de devam...

18 Nisan 2010, Pazar 04:30
- A +

Belki de sezonun en önemli 90 dakikası Galatasaray adına. Ne de olsa son şans, az buçuk son umutlar. Bugüne kadar bonkör, hovarda Floryalı arkadaşların, taraftardan sarı kartı yedikten sonra geç de olsa aklı başına gelir diye düşünüyoruz. Adnan Polat’ın saçlarını beyazlatan bu kramponlar bir mucizeyi gerçekleştirmeleri için Manisa deplasmanından kayıpsız çıkmak zorundalar. Bakalım ne olacak çıkmayan candan ümit kesilmez misali...

Rijkaard maçın başında sanırım derin uykudaydı... ‘Eyvah! Havlu mu ?’ dediğimiz anda Arda’yı merkeze, çok şükür mü, yoksa Üsküdar’da sabah mı oldu desek. Sağ kulvarda Dos Santos, solda Keita. Elindeki kadro başka formüle izin vermiyor ama Hollandalı maçın başında değil, dakikalar ilerleyince görüyor. Bir sürü karambol, tabir-i caizse kör döğüşü. Gol de öyle geldi. Suskun krampon Elano’nun serseri vuruşunu, beyefendi hale getiren deplasmanların figüranı Keita’nın nihayetinde imzası. İkinci yarı tek kale biraz daha derli toplu pozisyon sürüsüne bereket, son vuruşlar Allah’ına kurban. Baros, Arda’nın servisine kayıtsız kalamayıca fark duble oldu ve konuk takım belki de deplasman kabusu diye nitelendirilen üzerindeki ölü toprağını kaldırdı mı diyiyorduk ki, Mehmet Topal maskesinin azizliğine uğrayarak akşama heyecan getirdi.

Arda’nın anlamsız kenara alınışı. Sonrası stres, sıkıntı, eziyet gizli ‘El clasico’ İstanbul dışında. Akşamın kayda değer isimleri Hakan Balta, Arda, Keita hırsıyla bir tutam da Dos Santos. Her şey bugünkü derbiye bağlı, olur mu olur, kimsenin kimseden farkı var mı gözünüzü seveyim...

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.