Umut...

01 Şubat 2010, Pazartesi 04:30
- A +

Bir ülke yaralarını sarıyor, kendi cumhuriyetini koruyor, savaşlar, yıkımlar, sürgünlerin ardından ‘umut’ geliyor. Bana göre ülkemin en değerli yazarlarıdan biri Ayşe Kulin’in ‘Umut’ adlı romanından unutulmayacak kelimeler... Evet bu takımın yöneticileri her türlü olumsuzluğa rağmen umuda yolculuğa çıkmıştır. Hedefleri her kulvarda başarılı olmak ve ilk görev Türk olmayan takımları yenmektir, aynen Ali Sami Bey’in buyurduğu gibi. Vermeden almak tanrıya mahsus. Ara transferde bu mantıkla yola düşülmüştür. Yine maç yazacaktık, nerelere geldik, anlayan anladı. Hâlâ dudak bükenlere selam olsun.

Galibiyetle tokalaşmamış bir Denizli karşısında Galatasaray. Barış’ın mektubu, Arda’nın değişik şekilde okuması, üstelik kafayla... O ana kadar maçın hakimi konuk takım birden tepetaklak. Denizlili oyuncular son vuruşlarda bir nebze becerikli olsa ne hava kalacak, ne de caka. Kalmadı da, attı ev sahibi yüreklere inme! Mustafa Sarp’ın her vakit savaşçılığı, Jo’nun siftahı. O da ne, Rijkaard’ın Jo’u yanına alışı, anlamak zor. Santrforsuz bir 20 dakika. Ne düşündü, ne planladı anlamak zor Hollandalı’yı.

Dos Santos’tan antre çok şık, çok klas. Klas olan bir başka isim de Caner, yönetim ne yapıp yapmalı bonservis Florya’ya gelmeli. Rahat bitebilecek diye düşündüğümüz maç bir anlamda zor geçti. Abesle iştigal diyeceksiniz ama dün akşam ölçü değil, gün geçtikçe bakacağız. Niye mi? Yeni transferler manşette, kimse unutmasın bu takımın en önemli kramponu Keita’dır. Keita takıma girdiği zaman siz o zaman seyredin Santos’u, Jo’yu diğerlerini, o kadar ışıldayan krampon var ki, kimi sayayım. O yüzden ‘umut’ maksimumda...

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...