Işıl ışıl

13 Aralık 2008, Cumartesi 04:30
- A +

Havasının sert, yiğidinin mert olduğu bir maç. Öyle ya bu koşullarda top oynamak biraz cesaret, tabi biraz da krampon ister! Bir yandan dondurucu hava diğer yandan suni zemin. Skibbe’nin yine garip tercihi; isim vermek istemiyorum ama yazık. Nedir bu ısrar? Ayhan’ın yoksa, formülün bu mu senin? Barış, Mehmet Topal’ın dünyasında yer alamaz mı? Bu düşünce sizi ipten almadı mı? Aydın’ın gençliğini de sayarsak, olmayan Sabri’nin rolünü üstlenmesi bu kadar zor mu? Neyse ki, Lincoln ve bazıları var. Onların performansı bütün yanlışları kamufle etmeye yetti. Geçen haftaki oyunla ve skorla bir anlamda pişti oldular. Lincoln demişken, ne yazalımki artık. Kaptan yine kelimeleri kifayetsiz bıraktı, ‘Işıl ışıl’ yeter herhalde.
Ev sahibi bütün riskleri alarak ve futbolu çirkinleştirmeden mücadele etti. Hatta Meira’nın ikramı ile öne de geçtiler. Ve bu yenilen gol adeta İstanbul ekibinde şok etkisi yarattı. Kaptan, Baros ve o saate kadar umarsız bir görüntüye sahip olan Arda’yla bir avuç gol, gerisi boş... Başkent havasından, Florya’ya geçiş, vites düşürüş, De Santics’e antrenman. Fena da olmadı haftaya oynanacak derbiyi düşünürsek.
İyisiyle kötüsüyle, hatasıyla sevabıyla yine bir Lincoln klasiği izledik. Baros’un ellerine hakim olamayışı ona yakışmıyor. Bir an önce bu kirlilikten vazgeçmesi gerek. Skibbe de başta söylediğimiz gibi inadından... Aslında eleştirilecek o kadar çok şey varki, ama kazanılan iki maçta dış sahada alınan 6 puan bizleri susturmaya yetiyor da, artıyor. O zaman ne diyelim, ışıl ışıl...

 

YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.