Arena yolunda işkence

20 Eylül 2011, Salı 12:00
- A +

Pazar gününden söz etmek istiyorum size, futbol dışından ama futbolun içine giden yoldan. Galatasaray maçı için Arena’ya düştü rotamız, bu sezonun ilk resmi karşılaşmasını izlemek adına. Arkadaşım bıraktı stadın tam karşısına önü kilit olduğu için. Nasılsa metroya inen yol beni Aslantepe sınırlarına daha rahat sokar diye düşündüm. İyi halt etmişim affınıza sığınarak. Metro yazan yerden giriyorsunuz daha sonra önünüze 2 asansör çıkıyor. Ancak binmene imkan yok, tepeleme dolu. Ben de iki insanın zor geçebileceği, in in bitmeyen merdiveni tercih ettim zorunlu olarak. Koyun misali yüzlerce insan yerine konmayan, insan olarak sığınağa, pardon otoparka indik havale geçirmeden çok şükür. O da ne ortalık toz duman, pislik içinde. Su satanları ve çekirdekçileri de aşıp metronun stata açılan aydınlığına varabildik. Tam 17 dakikada, kan ter de cabası. Yine turnike özellikle hanımlar ve çocuklara her türlü eziyeti çektiren... Hele kiloluysanız hiç şansınız yok, oracıkta sıkışıp kalırsınız. Ayıptır ya. Ülkemizin en modern stadının ulaşıma, taşı toprağına bak... Her daim övdüğümüz ve hizmetlerini alkışladığımız Kadir Topbaş’a sesleniyorum. Neden bir senedir yaprak oynamıyor Arena’da, neden bıçak gibi kesildi stat açılışına kadar jet hızıyla yaptığınız hizmet. Bitmedi... Bütün bir hafta klimaları çalışan metrolar neden Aslantepe tarafına giden vagonlarda kapattırılıyor. Orada beygir değil insan taşınıyor Sayın Başkan, kaldı ki beygire de yazık günah değil mi! Bir de otopark rezaleti var. Direk kulübü bağlayan, düzeltileceğine söz verildiği için konuşmuyorum, ama Galatasaray TV uydu da gösterilecek hikayesine dönmesin, bize de gelen gideni aratır dedirtmesin, anlamışınızdır umarım...
Maça gelirsek... Çıplak gözle izleyen az sayıda basın mensubu olarak ahkam kesmeye birazcık da bizim hakkımız var sanırım. Kim ne derse desin ve bazı yanlışlara rağmen Galatasaray iyi yolda. Merkezini biraz hızlandırırsa sonuna kadar şampiyonluğa oynar. Tabi çift santrfor kullanarak, Baros’u ileride yetim bırakarak değil. Sabri’nin ayak dümensizliğine, Kazım’ın durgunluğuna dikkat. Bu performansla o kulvarda ikisinden biri fazla. Hakan Balta eriyor. Gökhan Zan, Servet’siz sıfır. Fatih Hoca ilk maçta fanteziye gitti, belki de Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalıştı. Ta ki 61. dakikaya kadar. Umarım inat etmez, böyle gider. Tabi her hafta yönetimden biri de İngiliz Kemal’liğe soyunmazsa...

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...