Transferden fazlası lazım

31 Temmuz 2019, Çarşamba 06:47 Son Güncelleme: 31 Temmuz 2019, Çarşamba 07:06
- A +

Bayern dün gece bir Şampiyonlar Ligi maçına çıkacak olsa, bu 11’le sahada olacaktı. Rakibin gücünü yücelterek sıkıntıları tespit etmek lazım. Öte yanden Fenerbahçe bir Süper Ligi maçı oynasa ve aynı defoları ortaya çıksa, yüksek olasılıkla yine kara bir gece yaşayacaktı.

Dirar, takımı sahada 10 kişi iken formasını giymeye çalışırken, Yanal’ın üç yardımcısı ona bir şey anlatmaya çalışıyordu!

Amatörlerin yapmayacağı hatalar zinciri hemen hemen her dakika yaşandı.

Sorun karşıda Lewandowski, Müller, Coman’ın oluşunda değil yani. Sezileri güçlü herhangi birkaç futbolcu da aynı şekilde cezayı kesebilirdi.

Asıl problem ilerideki 4 yetenekli ayağa bir pas yolu inşa edilememesi. Mehmet Ekici yerini Kruse’ye bırakıp, daha geriye gelince üçüncü bölge ile köprüler tamamen atıldı. İkinci yarıda Jailson-Ozan ile her şey daha da kötü oldu. Fenerbahçe’nin dün geceki organizasyonunda Ronaldo ya da Messi ileride olsa, durum çok da değişmezdi.

Evet savunmacı, sol bek ve başka transferler lazım ama problemin temel kaynağı Fenerbahçe’nin merkezi. Sakatlıklardan bağımsız olarak düşünmek lazım. Fenerbahçe’nin merkez ikilisi kim olacak ve üçüncü bölgeyi nasıl besleyecek?

Josef - Topal ikilisinin yerden yere vurulduğu dönemleri hatırlayın. Dün gece ile kıyaslayın. Zaman az, ihtiyaç çok. Transfer yapılır kadro seviyesi yükseltilir. Asıl sorun temel problemleri çözebilmek.

Tüm bunlardan bağımsız olarak şunu da unutmamak gerek. Önemli olan bu düzeyde turnuvalara davet alabiliyor olmak. Olumlu düşünmek gerekiyorsa, günün sonunda böyle bir gerçek var.

★★★

Organizasyonun iki yüzü

Birincisi örnek olması gereken. Otelde Koreli genç bir kafile gördüğümde, turnuva için geldiklerini tahmin etmemiştim. Onlar da futbolun peşindeymiş oysa ki. Statta azınlıkta da olsalar, tek bir oyuncunun nasıl bir değer yarattığını ispatladılar. Futbol turizmi için hatırı sayılır bir potansiyel var uzaklarda. Tottenham’lı Son ayarında bir yıldıza sahip değil ligimiz, itiraz yok. Ama sanki yabancı sınırı takımlarımıza böyle bir rahatlık sağlamışken, yüzümüzü biraz da oraya çevirmek lazım. Özellikle Takefusa Kubo’yu izledikten sonra..

Organizasyonun kötü tarafı hiçbir şeyin mükemmel olmaması. Ama o vasatlıkta bile bir ders var. Stada girmek zor, trafik berbat, uzun kuyruklar var. Disiplinli Almanlar bile mükemmel yapamıyor bazı şeyleri. O yüzden fazla haksızlık yapmayalım kendimize. Finalde yaşadığımız tatmin önemli olan. Saha içi iyi olsun, her olumsuzluk unutulur.

★★★

Meslek ciddiyeti

Neticede futbol bir meslek. Bir sporcunun yaşamının en verimli çağında boy gösterdiği bir arenadan bahsediyoruz. Oynarken, tecrübe kazanırken de öğrenilecek çok şey var. Navas dün genç kalecilerin izlemesi gereken bir performansla sahadaydı. 19, 20 ve 50’li dakikalarda müthiş refleksler gösterdi. Büyük bir travma yaşayan Real’i -hezimet demeyelim- olası çok kötü bir durumdan kurtardı. Konsantrasyon, disiplin ne derseniz. Dün muhtemelen çok kötü bir sonuçta o da payına düşeni alacaktı ama o takımına sarıldı. Kalecin iyiyse, yolu yarılamışsın demektir.

★★★

Content is the king (İçerik kraldır)

‘Çok önemli, çok önemli’ diyerek takipçi sayıları ile teselli buluyor kulüplerimiz. İşin başka bir boyut olduğunu bu tür organizasyonlarla görüyoruz. Fotoğrafta göreceksiniz. Bayern’in medya ekibi küçük bir odada sürekli içerik üretti. Sosyal medya penceresini sonuna kadar açtı. Yayıncı görüntüleriyle yetinmemek lazım. Diğer yandan etkileşimi artırmak için stat içi panolarıyla rehberlik yaptılar. Bu bile başlı başına pazarlanabilir bir şey. Emojilerle yetinmeyelim lütfen.


YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...