Problem Eren değilmiş

04 Mart 2019, Pazartesi 06:27
- A +

Ligin final haftalarında her şey daha zorlu. Artık herkes can derdinde. Böyle deplasmanlar da her zamankinden daha zor. Hava şartları ve zeminden bağımsız olarak söylüyorum bunu. Can çekişen bir takımla onun evinde oynadığınızda önce psikolojik üstünlüğü almanız gerekli. Alamazsanız işler dün geceki gibi bir hal alıyor. Galatasaray bu nedenle hızlı başlayıp, skoru almak istedi. Dakikalar ilerledikçe her şeyin daha zor hale geleceğini bildikleri için erken öne geçmek istediler.

Onyekuru-Serkan eşleşmesini iyi kullanıp, Eduok da yardıma gelmeyince soldan gittiler sürekli. Tam tersi tarafta Semih Kaya'nın bindirmeleri gelmeyince oyun tek bir çizgiye sıkışmış odu. Hesapta olmayan Marcao'nun acemice hatasıydı. İkinci yarıda Obertan, Selçuk'u kovalamayı bırakınca Galatasaray merkezde pas alanı buldu. Buldukları bu avantajın devamında yine sol tarafı çok başarılı kullandılar. Burada beliren sorun, Emre Taşdemir'in final paslarının kötülüğüydü. Çok müsait durumlarda çok kötü vuruşlar yaptı. Devamında bu kez Onyekuru ile getirdikleri atağın finalinde golü buldular.

Galatasaray'ın maçı çevirebilmesi için yeterli zaman da vardı ancak enerjisi yoktu. Erzurum, 1-1 sonrası 'Kaybedecek bir şeyim yok' dercesine geldi. Bu durum Galatasaray'ın takım halinde daha fazla geri koşmasına, enerjisinin tükenmesine neden oldu. Aynı zamanda oyun çok geniş bir metrekarede oynanmaya başladı. Bu dağınıklık beraberinde orta sahanın boşalmasına neden oldu. Topu alan iki takım da bir anda rakip savunmalar ile karşı karşıya kalır hale geldi. Aslında rakip kaleye gitmenin kolaylaştığı bir oyun varoldu. Bu zenginliğe rağmen Galatasaray'ın onca yetenekli ayağıyla skor üretememesi geçen haftaki Akhisar maçı ile birlikte değerlendirilmeli. Galatasaray skor üretemiyor.

O zaman da şu soru akla geliyor; Diagne ve Mitroglou'nun hücum hattının Eren Derdiyok'lu dönemden farkı ne?

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...