Paris’te daha kötüsü olmaz

12 Ekim 2019, Cumartesi 06:01
- A +

Çok çabuk tuzağa düştük. Arnavutlar küçük çaplı gerginliklerin fitilini çabuk ateşledi. Merih başta olmak üzere hiç kimse sinirlerine hakim olamadı. Skorborda yansımasa da ilk golü Arnavutluk attı. Gerginliğin dozu artınca, oyun aklımızı da yitirdik.

Sakin düşünüp, basit şeyleri yapamadık. Sert ve çok katı bir savunma duvarı ile karşılaşmak her şeyi daha da zorlaştırdı. Futbolun temel prensiplerinden birini yapmalıydık. Topu dolaştırıp, rakip savunma dengesini bozmaya çalışmalıydık. Maalesef pas trafiğimiz çok ağırdı. Rakibin değil dengesi, dizilişini bile bozamadık. Sahadaki 11’in yapısı da zor dakikalarda işleri kolaylaştırmadı. Adam eksiltecek, driplingle rakibi geçecek ayaklar aradık.

Cengiz Ünder gibi yeteneklerin yokluğunu hissettiğimiz zamanlardı. Üstelik rakibin handikapları da ortaya çıkmaya başlamıştı. Geriye dönüşlerinin sıkıntılı olduğunu bildiğimiz halde nadir kontra fırsatlarını değenlendiremedik. Bulduğumuz tek fırsatta da Hakan Çalhanoğlu’nun kötü ötesi pası tüm milli takım kariyerinin özeti gibiydi! Yaratıcılıktan yoksun geçirdiğimiz 90 dakikanın finalinde büyük bir ikramla kazanmayı başardık. Fransa’da daha kötü oynamayacağımıza eminim. Mucizelere izin vermezsek finallere gidiyoruz. Mental olarak bu kadar rahatlamışken, bir dünya şampiyonuna ikinci kez meydan okumak tam da bizim yapacağımız türden bir iş. Dibi gördükten sonra tekrar sıçrayacağımız kıvamdayız. Paris’te hiçbir sonuç sürpriz değil.

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...