Galatasaray-Trabzon maçından ne hatırlayacağız?

11 Şubat 2019, Pazartesi 06:21
- A +

Trabzon'un oyunun başında geride sağlam durmaya çalışması kabul edilebilir. Galatasaray'ın bu kadar istekli olacağını tahmin etmek de güç değil. Kestirilemeyen N'Diaye'nin ekstraları. Adeta ribaund toplamak, top çalmak için çıkmış sahaya. Üstelik, adam eksiltip 10 numaralara özgü ara paslar atınca da Trabzon'un duvarı çatlamaya başladı.

Bu topların birinde penaltı golü gelince Trabzon B planına geçti. Yetenekli ayaklarıyla boş alan kovalamaktan, oyunu rakip yarı sahaya yıkmaya döndüler. Böyle bir pozisyonda da 90 dakikanın tamamında en iyilerden olan Marcao'nun fahiş hatasına Rodallega klası ile cezayı kestiler.

Kalesinde büyük övgüvenle duran Arda'nın çaresiz kaldığı Belhanda şutu, ikinci yarının senaryosunu da belirleyen golü getirdi.

Trabzon, Abdülkadir Parlak hamlesiyle daha tehditkar olmayı planlarken, Terim'in belki de bu günler için sımsıkı sarıldığı Belhanda'nın 'saman alevi' varlığı farkı ikiye çıkardı. Terim,

Faslı yıldızı bu haliyle kabul etmiş olmalı. 'Oyunda 20-30 dakika varolsun ama skoru belirlesin.'

Devamında Trabzonlular'ın ayaklarının yere sağlam basması, genç kadronun paniklememesi oyunun ibresinin tamamen Galatasaray'a dönmesini engelledi. Rodallega'nın, 'Ben özel bir santrforum' mesajı verircesine Galatasaray savunmasını sallaması, Trabzon'u oyunda tuttu. Hep umutlu kaldılar. Bu çaba Trabzon'a golü getirebilseydi, Galatasaray için planlar fena şekilde değişebilirdi. Rodallega'nın bu meydan okuyuşuna Muslera'nın 'Ben de buradayım' karşılığı vermesi, maçın kırılma anlarındandı.

Kötülük bizi de zehirliyor

90 dakika ile ilgili bende en fazla iz bırakan şey, bu kadar tecrübesiz bir Trabzonspor kadrosunun iki farklı geri düşmüş ve hakem hataları olmuşken sahada bu kadar karakterli durması oldu. Rodallega ve N'Diaye'nin mükemmel performansları da elbette.

En kötüsü ise hakem kararları. Şu güzel ve temiz oyun sonrası hakemin bu kadar konuşulacak olması.. Bu kadar kolay kararlarda bu kadar bariz hataların yapılması, hakemlerin standardının vasatlığı ile açıklanabilir.

İşin özü şu aslında; hakemler kötü karar vermiyor, hakemler kötü..

Ve bu kötülük bizi de zehirliyor. Trabzon'un gençlerini, Galatasaray'ın güzel futbolu yerine hakemleri konuşuyoruz.

YORUM YAZ

Sıradaki haber yükleniyor...