Futbol aklı kabul etmez

31 Temmuz 2020, Cuma 06:58 Son Güncelleme: 31 Temmuz 2020, Cuma 01:41
- A +

TFF’nin kararı yangından mal kaçırmak, konu kesinlikle tartışmaya kapalı. Türk futbolunu değil, futbolu seven herhangi bir bireyin kabul etmesi zor. TFF açısından, aldığı kararı açıklamak imkansız. Ekonomik boyut çok önemli. ‘Daha fazla maç daha fazla gelir’ söylemi havada kalıyor. Kulüplerinde asist ve gol başına 5’er bin Euro kazanan oyuncular var. Sörloth’un kupa finalindeki performansının bedeli bugünkü kurla 80 bin TL. Garanti ücret ve maç başılar hariç.

Bir de uzun vadeli kontratlar söz konusu. ‘Oyuncu 20 resmi maça çıkarsa, kontratı 1 yıl uzar’ maddesi ve benzerlerinin telafisi yok. Hele ki, yabancı kısıtlaması ile ilgili devam eden sezonda alınacak kararlar varken.

Galatasaray, Avrupa’yı ister mi!

Ülke puanına hava, su kadar mecbur olduğumuz bir dönemdeyiz. Temsilcilerimizin Avrupa’ya bakışı da değişecek. CAS, Trabzonspor’un cezasını kaldırmadı. Galatasaray, Avrupa Ligi’ne 2. ön elemeden başlayacak. Kaliteli oyuncu grubu daralırken, Fatih Terim 60 maçlık bir maceranın içine girmek ister mi? Misal, Falcao iyileşse bile 2. ön eleme turunda sahada olur mu?

Yayıncıyı nasıl ikna edeceksiniz? Mevcut yayın ihalesi, 18 takımlı Süper Lig üzerine inşa edilmiş. Yayıncının, bu şartlarda tazminatsız olarak çekilebileceği iddiası var. Kötü senaryoyu düşünelim. Bu ligi bu şartlarda kime, nasıl pazarlayacaksınız?

Maç takviminin oturması imkansız

Büyük kavgayı ise maç takviminde bekliyorum. TFF maç planlama departmanı bu karardan memnun mudur! Sağlıklı bir takvim oluşturmak imkansız. Haftayı bay geçen takım, bir sonraki hafta derbiye çıktı diyelim. Rakibi hiç mi şikayet etmez. Tam 10 tane hafta içi maçı oynanması gereken bir periyod söz konusu. Aynı hedefler için mücadele eden takımların aynı gün aynı saatte maçlara çıkmaları gerekiyor. Yoksa tufan kopacak!

Ya Milli Takım?

Milli Takım boyutu ise bambaşka. Bazı oyuncular kamplara rötarlı olarak katılacak. A Milliler’in tarihi bir sürece gireceği, EURO2020’de boy göstereceği bir yoldaki engelleri düşünün. Ya Milli Takım’dan aflar istenmeye başlanırsa?

Olayın en vahim taraflarından biri de sporcuğu sağlığı. Her kulübün işini çok iyi bilen kondisyonerlerle, fizyoterapistlerle çalışması zorunlu. Daha az idman, daha fazla maçtan, daha fazla seyahatten bahsediyoruz. Bu durumu bile iyi bir spor hekiminin yorumlaması gerekiyor.

Özetle, herkes mutlu olsun diye alınmış ama kimsenin mutlu olmayacağı bir dayatmaya gidiyor durum. Türk futbolunun marka değeri ciddi şekilde sorgulanır durumda. Maalesef tablo bu..

YORUM YAZ
Sıradaki haber yükleniyor...