Zavallı taraftar

18 Şubat 2005, Cuma 04:30
- A +
Peki, sıradan bir İspanyol takımına karşı oynadığı, daha doğrusu oynayamadığı futbola bakarak güçsüz bir Avrupa takımı diyebilir misiniz? Kesinlikle evet... Bir Avrupa Kupası maçında, üstelik kendi sahasında, ilk olgun atağını 35. dakikada gerçekleştiriyorsa bir takım, aslında bireylerle fazla uğraşmadan daha derine inmek gerek. Örneğin; Daum’un özellikle güçlü rakiplere karşı, orta alan konusunda takındığı çağdışı tavrı sorgulamak gerek. Nedir bu, üç kişilik görünüm altında, tek kişiye terkedilen orta alan vaziyeti! Nedir bu çift santrfor ısrarı, sanki rakip küme düşmeme mücadelesi veren Süper Lig takımıymış gibi! Fenerbahçe futbol takımı için, Avrupa henüz çok büyük ve biraz da hayali bir hedef olabilir. Peki, kendini Fenerbahçe taraftarı sanan zavallıların hali nedir! Dünyanın her yerinde, bir spor oyununda, herhangi bir takım, herhangi bir hedeften, herhangi bir şekilde kopabilir. Üç ihtimalli bir oyun değil mi bu? Tıpkı özenilen Avrupa büyüklerinde olduğu gibi; sonuç ne olursa olsun, taraftar kimliğiyle sporcuya, formaya, kulübe sahip çıkmak, asıl amaç değil midir? Fenerbahçe formasıyla sahada mücadele etmeye çalışan, üstelik ikinci yarıda Luciano ve Önder’den sonra takımının en iyi mücadele veren oyuncusu olan Selçuk’a yapılan saygısızlık nasıl izah edilebilir? Anelka henüz Türkiye’yi ve Fenerbahçe’yi tanıma aşamasında. Spor ahlakına aykırı hiçbir tavrı bulunmayan bir takım arkadaşının yuhalanması, bu tür gerizekalılıklara alışık olmayan Fransız oyuncuyu sizce nasıl etkileyecektir? Bırakın Avrupa’yı! Dün akşam Selçuk’u yuhalayan taraftara, Süper Lig şampiyonluğu bile helal değil...
YORUM YAZ

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.